protein etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
protein etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Aralık 2013 Pazar

Hz. İsa (a.s.) Ve Hz. Mehdi (a.s.) Bu Yüzyılda Gelecek

Hz. Mehdi (as)'ın diğer bazı özellikleri

HADİSLERDE İŞARET EDİLEN 1956 YILININ ÖNEMİ

1300'lü yılların değerli müceddidi Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, Risale-i Nur'da 1956 tarihinin üzerinde özellikle durmuştur. 1956 yılında tahakkuk eden olaylar göz önünde bulundurulduğunda, Said Nursi Hazretlerinin özellikle bu yıla dikkat çekmesi çok şaşırtıcıdır.
Risale-i Nur talebesi Ahmed Feyzi Kul, 1950 yılında yazdığı "Maidet-ül Kur'an ve Hazinet-ül Bürhan" adlı eserinde bazı ayetlerin ebced değerlerini hesap etmiştir. Bu eser, Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri tarafından kabul görerek, "Tılsımlar Mecmuası"nın sonuna eklemiştir. Bu eserde ebced değeri olarak Miladi 1956 yılını veren ayet Taha Suresi'nin 68. ayettir.
"Korkma! dedik, üstün gelecek olan kesinlikle sensin." (Taha Suresi, 68)
Bu ayette geçen "Kesinlikle sensin" ifadesinin ebced değeri Miladi 1956'dır.
1956 yılı çok önemli bir tarihtir. Bediüzzaman Said Nursi de Ahmed Feyzi Kul da bu tarihin üzerinde önemle durmaktadır. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, 1956 yılına işaret eden bir başka ayetin yorumunu Emirdağ Lahikası adlı eserinde şöyle yapmıştır:
Gerçekten münafıklar, ateşin en alçak tabakasındadırlar. Onlara bir yardımcı bulamazsın. (Nisa Suresi, 145)
... Eğer şedde iki nun sayılsa, okunmayan hemzeler ve (ye) de sayılsa 1376 (1956-1957) ederek, bu zulümatlı nifakın (dinsizlik ve zulme dayalı, ikiyüzlü münafıkane sistemin) sukut mertebesine (susma, son bulma derecesine)... (Emirdağ Lahikası (1), Mektup no: 15)
Bediüzzaman Hazretleri buradaki "bu zulümatlı nifakın sukut mertebesine" sözleriyle, 1956 YILININ, zalimane inkar sisteminin, münafıklığın, Darwinist-materyalist sistemin yıkılışının MİLADİ BAŞLANGICI olduğunu bildiriyor. Hakikaten 1956 yılından sonra İslam aleminde büyük bir ilerleme görülmüştür.
Kuran'da "1956 yılının" ebcedini veren bir başka ayet ise Al-i İmran Suresi'nin 81. ayetidir.
Hani Allah peygamberlerden 'kesin bir söz (misak)' almıştı: "Andolsun size kitap ve hikmetten verip sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir elçi geldİğİnde, ona kesin olarak iman edecek ve ona yardımda bulunacaksınız." Demişti ki: "Bunu ikrar ettiniz ve bu ağır yükümü aldınız mı?" Onlar: "ikrar ettik" demişlerdi de "Öyleyse şahid olun, Ben de sizinle birlikte şahid olanlardanım." demişti. (Al-i İmran Suresi, 81)
Bu ayette geçen "... sonra size beraberinizdekini doğrulayan bir elçi geldi..." sözlerinin ebcedi "1956 yılını" göstermektedir. Nitekim Risale-i Nurlar'a uygulanan yasağın kaldırılması da bu tarihe denk gelmektedir. 1956 yılı Risale-i Nur açısından çok önemli bir yıl olmuştur. Bilindiği gibi bu yıla kadar Risale-i Nur bulundurmak, okumak, dağıtmak yasaklanmış, Nur Risaleleri hakkında bin beş yüz kadar kamu davası açılmıştı. 1956 yılında ise, 8 yıldır Afyon'da süren dava sonuçlanmasıyla bu konuda verilen büyük hukuk mücadelesi de son bulmuş ve risalelerin hiçbir suç unsuru taşımayan imani eserler olduğu, mahkeme huzurunda karara bağlanmıştı. Afyon Mahkemesi, 1956'da Diyânet İşleri Riyaseti Müşavere Kurulu, bütün Risale-i Nur Külliyâtı'nı tek tek inceleyerek her bir Risale hakkında, olumlu ve yararlı Kur'anî bir tefsir olduğuna ilişkin bir rapor sunmuş, Nur Risaleleri'nin beraat ve iadesine karar vermiş ve böylece Risale-i Nurlar'ın yayınlanması serbest bırakılmıştı.
Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Risalelerde 1956 YILINA özellikle vurgu yapmasının önemi, 1956 yılında Türkiye'de ve dünyada yaşanan büyük ve önemli olaylara baktığımızda da açıkça ortaya çıkmaktadır.
1956 tarihinde gerçekleşen büyük ve önemli olaylar şunlardır:
3 Ocak 1956
Sudan bağımsız bir cumhuriyet olduğunu ilan etti.
20 Mart 1956
Tunus, Fransa'dan bağımsızlığına kavuştu.
23 Mart 1956
Pakistan, dünyanın ilk İslami Cumhuriyeti oldu.
7 Nisan 1956
Fas bağımsızlığını ilan etti.
1956
Ortaokullarda din dersi okutulmaya başlanmıştır.

HZ. MEHDİ (AS) ARAPÇA BİLMEYECEKTİR

Muhyiddin ibnü'l-Arabi hazretleri, Hakim et-Tirmizi Hazretleri'nin "Hatmü'l-evliya"da sorduğu soruları cevaplandırmak için yazdığı "el-cevabü'l-müstakim" isimli eserinde şöyle buyurmuştur:
"... O (Hz. Mehdi (as)) Arapça'yı pek iyi konuşamaz, fakat ahlakı hususunda ondan farklı da olmaz. O, orta boylu erlerdendir. Mülkün dönemi onunla biter ve velayet onunla hatme erer. Onun, ismi 'diri' olan bir yardımcısı vardır. Aslı ruhani, görünüşü insanidir." (El-cevabü'l-müstakim amma seele anhü et-türmizi el-hakim, bayezid, no: 3750, 242b yaprağı) (Kıyamet ve Alametleri, Ömer öngüt, Hakikat Yayıncılık, s. 288)

HZ. MEHDİ (AS) ROMA'YI MANEN FETHEDECEKTİR, VATİKAN'DA BÜYÜK BİR DEPREM OLACAKTIR

"… Hz. Mehdi (as) ve talebeleri … (Roma'yı) tesbih ve tekbirle feth edeceklerdir… O şehrin (VATİKAN'IN) surları bir bir yıkılacaktır..."(Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 204)
İtalya'da meydana gelen deprem neticesinde Vatikan'ın surlarında tahribat meydana gelmiştir. Roma'da bir çok bina yerle bir olmuştur.

DOĞUDAN BİR GRUP, HZ. MEHDİ (AS)'IN ÇIKIŞI İÇİN ORTAM HAZIRLAYACAKTIR

Doğu tarafından birtakım insanlar çıkıp, Hz. Mehdi (as)'ın saltanatını hazırlayacaklardır.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 21)
Şarktan bir cemaat çıkar ve Hz. Mehdi (as)'ın saltanatına yardım eder. (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, s. 60)
... Bilahare Kudüs'e inecekler ve Hz. Mehdi (as) için saltanat hazırlayacaklardır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 47)

ALLAH'IN HZ. MEHDİ (AS)'A OLAN SEVGİSİ VESİLESİYLE, DEPREMLER DURACAKTIR

ONUN (HZ. MEHDİ (AS)'IN) HATRINA DEPREMLERİ DURDURURUM. (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 70)

ASHAB-I KEHF, HZ. MEHDİ (AS)'IN YARDIMCISI OLACAKTIR

Ashab-ı Kehf, Hz. Mehdi (as)'ın yardımcıları olacaktır. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, s. 59)

HZ. MEHDİ (AS) HAKKINDA FARKLI GÖRÜŞLER ORTAYA ATILACAK FAKAT SONRA GÖRÜŞLER BİRLEŞECEKTİR

Hz. Mehdi (as) hakkında farklı görüşler olacağına hadiste değinilmiştir. Hz. Mehdi (as) hakkında birbirinden farklı çok fazla görüş, yavaş yavaş hak ve doğru olan görüşte birleşecektir. Hadiste Hz. Mehdi (as)'ın vesilesiyle birbirlerinin kardeşleri olan Müslümanların haklarının zorlu bir uğraş ile tesis edileceği anlatılmaktadır. Müslümanların bu dönemde zorlu bir baskı ortamında yaşadıkları ve haksızlığa uğradığı bu anlatımdan anlaşılmaktadır. Allah'ın Hz. Mehdi (as)'ı vesile etmesiyle dünyada adalet, hoşgörü ve güven ortamı oluşacaktır. Bu anlatım, Hz. Mehdi (as)'ın vesile olmasından önce dünyada adaletsizlik ve sevgisizliğin hakim olacağına işaret etmektedir. Allah'ın insanlar üzerindeki rızası ve hoşnutluğu Hz. Mehdi (as)'ın vesilesiyle artacaktır. İslam dini Hz. Mehdi (as) vesilesiyle özüne dönecek ve İslam ahlakı dünyaya hakim olacaktır.
Zamanın sahibi El-Mehdi (Hz. Mehdi (as)) hakkında farklı görüşler birleşerek takip edecek, çeşitli zihinler arasında bunlar birleşecek, onun vesilesiyle en yakın dostlarınızın hakları sökülüp çıkartılacak, onun vesilesiyle düşmanlarınızın kötülüklerine karşı koyacak ve yeryüzünü onun vesilesiyle iyilik ve adaletle dolduracaksınız, onun çıkmasıyla birlikte kulların üzerindeki nimetler ve hoşnutluk artacaktır. Onur ve övgü ile gerçekler yerine döndürülecek ve din onun eliyle yeniden tesis edilecektir.(Seyyid Murtaza Müçtehidi Sistani, Nashr Almas Yayınları, s. 343)

HZ. MEHDİ (AS) DÖNEMİNDE GERÇEKLEŞECEK BAZI ÖNEMLİ OLAYLAR

Ona, "(Hz. Mehdi (as)) ne zaman çıkacak?" diye sordum. O dedi ki: "Irak'ın Anbar ilinde, Fırat ile Şiraz ve Dicle kıyısında ordular gördüğünde, Kufe'nin kubbesi yıkıldığında, Kufe'de bazı evler yandığında, tüm bunları gördüğün zaman Allah dileğini hakikaten gerçekleştirecektir, hiç kimse Allah'ın emrini engelleyemez ve hiç kimse onun hükmünü değiştiremez." (Falahi Ssa'il: 199; ve El-Misbaah: 51 ve El-Baladul Amin: 35)
Hadiste Hz. Mehdi (as)'ın çıkış alametlerine değinilmektedir. Ahir zamanda gerçekleşen olaylardan Irak'ın işgalinde, Irak'ın Anbar ilinde Amerikan orduların yönetimi uzun süre idare etmesi birçok gazete ve televizyonda konu olmuştur. Fırat ve Dicle kıyısında PKK terörünün şiddetlenmesi de yine bu dönemde olmuştur. Hadiste bahsedilen "Şiraz" kenti ise İran'da bir kent ismi olmakla beraber, Tahran'ın da eski ismidir. Şah Pehlevi'nin darbe ile yönetimden alındığı dönemde, İran'daki en büyük çatışmalar Tahran'da meydana gelmiştir. Hadiste aynı zamanda Irak'ın Kufe kentinde meydana gelen çatışmalara da değinilmiştir. Amerikan orduları ile bölgedeki direnişçi gruplar arasında meydana gelen çatışmaların görüntüleri sık sık medyada yer almıştır. Peygamberimiz (sav) ahir zamanda gerçekleşecek büyük olayları 1400 yıl önce bildirmiştir. Hadiste ayrıca Hz. Mehdi (as)'ın çıkışını engellemeye çalışacak kişiler olabileceğine de işaret edilmektedir. Allah'ın kaderde yarattığı olayları engellemeye kimsenin gücü yetmez, Allah mutlaka emrini yerine getirecektir.

HZ. MEHDİ (AS) ÇALIŞMALARINDA RİSALE-İ NUR'DAN FAYDALANACAKTIR

... Bu hakikatdan anlaşılıyor ki;  SONRA GELECEK O MÜBAREK ZAT RİSALE-İ NUR'U BİR PROGRAMI OLARAK NEŞR VE TATBİK EDECEK (yazma ve dağıtma yoluyla yayacak ve uygulayacak). (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 9)
Bediüzzaman bu sözüyle bir kez daha Hz. Mehdi (as)'ın gelişini müjdelemiş ve bu mübarek zatın faaliyetlerini yerine getirirken, kendisini "Hz. Mehdi (as)'a zemin hazırlayan bir öncü" olarak tanımlayan Bediüzzaman'ın eserlerinden de istifade edeceğini belirtmiştir.
Bediüzzaman, Hz. Mehdi (as)'dan bahsettiği sözlerinin pek çoğunda tekrarladığı "GELECEK" ifadesini burada da kullanmıştır. Bediüzzaman bu sözleriyle Hz. Mehdi (as)'ın, önceki müceddidlerin ve Bediüzzaman'ın yaşadığı dönemlerde gelmediğini söylemiş; bu mübarek zatın bunların hepsinden "SONRA" geleceğini ifade etmiştir. Ayrıca Bediüzzaman bu durumu, yalnızca gelecek zaman ifade eden bir fiil kullanarak değil, bunu bir de "SONRA" kelimesiyle destekleyerek çok kesin bir üslupla açıklamıştır.
Bediüzzaman ayrıca burada "ZAT" kelimesini bir de nitelendirmekte ve Hz. Mehdi (as)'ın "NASIL BİR ZAT" olduğunu da açıklamaktadır. Bediüzzaman Hz. Mehdi (as)'ın "MÜBAREK BİR ZAT" olduğunu belirtmektedir. "MÜBAREK" kelimesi "İlahi hayrın bulunduğu" anlamına gelmektedir. Bediüzzaman da burada kullandığı bu "mübarek" sıfatıyla Hz. Mehdi (as)'ın imanını, yerine getireceği vazifeleri övmektedir. Bediüzzaman verdiği tüm bu detaylı bilgilerle Müslümanlara Hz. Mehdi (as)'ın ahlakını ve mücadelesini tanıtmakta, bu üstün ahlaklı şahsın hangi özellikleriyle tanınabileceğini anlatmaktadır.
Bediüzzaman eserlerinde, Hz. Mehdi (as)'dan önceki yüzyılın müceddidi olması sebebiyle kendisini "Hz. Mehdi (as)'ın bir öncüsü", "ona zemin hazırlayan bir askeri" olarak tanımlamıştır. Yine bir sözünde de, "kendisinin ektiği tohumların Hz. Mehdi (as) tarafından geliştirileceğini ve bu mübarek şahıs vesilesiyle bu tohumların sümbülleneceğini" anlatarak, Hz. Mehdi (as)'ın gelişinden önce yaptığı çalışmalarla ona "bir ön hazırlık" yaptığını anlatmaktadır. Bediüzzaman bu sözünde de Risale-i Nur Külliyatı'nın, Hz. Mehdi (as)'ın tebliğinde kullanacağı bir ön hazırlık olduğunu belirtmiştir. Bediüzzaman, ortaya çıktığında Hz. Mehdi (as)'ın, Risaleleri hazır yazılmış olarak bulacağını ve imanı kurtarma vazifesinde Risaleler'den faydalanacağını belirtmiştir.Bediüzzaman bu sözleriyle kendisinin Hz. Mehdi (as) olmadığını, Hz. Mehdi (as)'ın "KENDİSİNDEN SONRAKİ DÖNEMDE GELECEK BİR ŞAHIS OLDUĞUNU" bir kez daha açıklığa kavuşturmuştur.

PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN AHİR ZAMAN HADİSLERİNİ EN DOĞRU ŞEKİLDE HZ. MEHDİ (AS) AÇIKLAYACAKTIR

Ebu Basir der ki, İmam Muhammed Bakır aleyhisselam'ın şöyle buyurduğunu duydum: "... Buyurdu ki: Hz. Mehdi (as) kıyam ettiğinde Resulullah'ın yolundan gidecektir.  YALNIZ O (HZ. MEHDİ (AS)),  RESULULLAH'IN (SAV) ESERLERİNİ AÇIKLAYACAKTIR...(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 191)
Bu hadis özellikle ahir zaman hadislerine bakmaktadır. Hz. Mehdi (as) bu hadislerin gerçeğini bizzat bilen kişi olacağı için, Peygamberimiz (sav)'in ahir zaman ile ilgili hadislerini en doğru şekilde o açıklayacaktır.

HZ. MEHDİ (AS) İLE PEYGAMBERİMİZ (SAV) ARASINDA SAHTEKAR YAŞLI BİR ADAM OLACAKTIR

Amr ibn al-as rivayet etmiştir: "Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: 'BEN BU ÜMMETİN İLKİYİM. HZ. MEHDİ (AS) BU ÜMMETİN ORTASINDA. HZ. İSA (AS) İSE SONUNDADIR. ARAMIZDA İSE SAHTEKAR YAŞLI BİR ADAM VARDIR."(Bihar ül Envar, 51. cilt, Kitab ul Gaybet, Allame Muhammed Bakır El-Meclisi, sf. 132)
Hadiste Peygamberimiz (sav) ahir zamanda dünyayı kana, zulme ve acıya boğan tüm inkarcı sistemlerin temel mantığını oluşturan Darwinizm'in fikir babası Darwin'e işaret etmiştir. Bilindiği gibi Hz. Mehdi (as)'ın zuhur vaktinden önce dünyanın herc-ü merc içinde olacağı, büyük savaşlar, katliamlar ve yıkımlara sahne olacağı, egoizmin, sevgisizliğin, güvensizliğin hakim olacağı, insanların birbirlerinden iyice uzaklaştıkları bir dönem yaşanacağı Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde ahir zaman alametleri olarak haber verilmiştir. Bu ortamın oluşmasında Darwin'in ve onun fikirlerinden doğan Darwinizm'in etkisi çok büyük olmuştur. Ancak Hz. Mehdi (as)'ın zuhuru ile Darwinizm, materyalizm, komünizm, faşizm gibi tüm inkarcı felsefeler yıkılacak ardından da Hz. İsa (as) nüzul edecektir. Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as) dönemleri insanlığın barış, huzur ve refah içinde yaşadıkları insanların akın akın Allah'ın hak dinine girdiği, İslam ahlakının hakim olduğu bir dönem olacak, Darwinizm'in etkisi yok olacaktır. Bu altınçağ, üstad Said Nursi Hazretleri'nin bildirdiği üzere hicri 1506'lara kadar devam edecektir. (Doğrusunu Allah bilir.)

HADİSLERDE 1997 VE 1999 YILINA OLAN İŞARETLER

Hz. Mehdi (as)'ın ortaya çıkış alametlerinin haber verildiği hadislerden birinde de, 1997 ve 1999 yıllarına dikkat çekilmektedir:
İnsanlar 95. seneye kadar malik olacaklar, yani işler iyi gidecek. 97. ve 99. senede mülkleri zail olacak....
(El-Kavlu'l Muhtasar fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 54)
Hadisteki "95. sene" şeklindeki ifade ile 1995 yılına dikkat çekiliyor olması muhtemeldir. 1995 yılına kadar insanların nispeten daha müreffeh bir yaşam sürmüşler, yaşam koşullarının o kadar zorlaşmamıştır. Bundan sonra ise çeşitli zorluklar başgöstermeye başlamıştır. 1997 yılında çeşitli siyasi sıkıntılar yaşanmıştır. 1999 yılında ise Marmara bölgesinde ve Türkiye çapında meydana gelen depremlerde son yılların en büyük can ve mal kaybı olmuştur.

HZ. MEHDİ (AS)'IN YEMEĞİ, ARABASI VE KIYAFETLERİ

HZ. MEHDİ (AS)'IN YEMEĞİ SADE OLACAKTIR
Hz. Mehdi (as)'ın, Emir-ül Müminin Ali aleyhisselam gibi YEMEĞİ SADEDİR... (Bihar-ul Envar, c. 52, s. 279)
İmam Sadık (as) buyurmuştur ki: "... Allah'a andolsun ki, HZ. MEHDİ (AS)'IN... YEMEĞİ KATIKSIZDIR." (Bihar-ul Envar, c. 52, s. 354)
HZ. MEHDİ (AS)'IN KIYAFETLERİ DE CİLDİ DE PARLAK OLACAKTIR
İmam Ali (a.s) diyor ki: Resulullah (sav) bana hitaben şöyle buyurdular: "ONUN (HZ. MEHDİ (AS)'IN) ÜZERİNDE NURDAN ELBİSELER VARDIR..."(Bihar, c. 36, s. 337; c. 51, s. 108)
Hasan bin Mahbub-i Zerrâd der ki: İmam Rıza aleyhisselam bana şöyle buyurdu: "... (HZ. MEHDİ (AS)'IN) ÜZERİNDE NURDAN ELBİSELER VARDIR." (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani,  s. 207)
Hadiste, "üzerinde nurdan elbiseler vardır" sözleriyle Hz. Mehdi (as)'ın elbisesinin parlak olacağına işaret edilmiştir. Bilindiği gibi 'nur''ışık kaynağı'değil, 'ışığı yansıtan' anlamındadır.
Kuran'ın "Ve Ay'ı bunlar içinde bir nur kılmış, Güneş'i de (aydınlatıcı ve yakıcı) bir kandil yapmıştır." (Nuh Suresi, 16) ayetinde de, Güneş'in bir ışık kaynağı olduğu, 'nur' kelimesiyle ifade edilen ayın ise ışığı yansıttığı belirtilmiştir.
HZ. MEHDİ (AS) PEYGAMBERİMİZ (SAV) GİBİ BEYAZ PARLAK VE TEMİZ KIYAFETLER GİYECEKTİR
Aban bin Tağlib der ki: imam Cafer-i Sadık a.s.nin şöyle buyurduğunu duydum, ben Kaimi (Hz. Mehdi (as)) görür gibiyim,Necef'in arkasında Resulullah'ın beyaz zırhını giyecek ve zırhı giydikten sonra bedeni tıpkı Resullah'ın bedeni gibi genişleyecek. Cennet ipeklerinden bir elbise zırhı örtecek... (İmam Mehdi, Ali İrfan, Velayet Yayıncılık, s. 94)
Hz. Ali'nin torunlarından olan İmam Cafer-i Sadık (as) Peygamberimiz (sav)'den aktardığı bir hadiste ahir zamanda zuhur edecek olan Hz. Mehdi (as) ile ilgili olarak onun Peygamberimiz (sav) gibi beyaz, temiz ve parlak elbiseler giyeceği bildirilmiştir. Burada cennet ipeğinden kasıt temiz ve parlak görünüşlü olmasıdır. Cennet ipeğinden ifadesinin kullanılma nedeni Hz. Mehdi (as)'daki nuraniyet ve temizliği vurgulamak içindir. Yoksa cennet ipeği cennete özgü bir kumaştır. Ayrıca bu hadiste de Hz. Mehdi (as)'ın bedeninin aynı Peygamberimiz (sav) gibi geniş ve heybetli olacağına dikkat çekilmiştir.
HZ. MEHDİ (AS)'IN ARABASININ ÖZELLİKLERİ
Hz. Mehdi (as) mutedil ahlaklı, iyi yaratılışlıdır... ONUN ATI, KARANLIKLARDA ON DÖRTLÜK AY GİBİ PARLAR. O (HZ. MEHDİ (AS)), EN HAYIRLI TOPLULUĞUN ÖNÜNDE GİDER. Onlar Allah'ın dinine sarılmış; onunla Allah'a yaklaşmaya çalışırlar... (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 171)
Hadiste Hz. Mehdi (as) devrinde teknik araçlardan birinin de 'araba' olacağına ve bu arabaların farlarına, iç ışıklandımalarına dikkat çekilmiştir. Hadiste verilen bilgiden, Hz. Mehdi (as)'ın arabasının farlarının da parlayacağı anlaşılmaktadır.
Ayrıca hadiste Hz. Mehdi (as)'ın "atının on dörtlük ay gibi" parlayacağının vurgulanmış olması da, hayret verici bir detaydır. Bu ifade, Hz. Mehdi (as)'ın arabasındaki oval, iri, tamamen ışık kaplı ve aydınlatıcı bir ışık kaynağına işaret etmektedir ki, bu da Hz. Mehdi (as)'ın arabasının farlarını çok detaylı bir şekilde tarif etmektedir.
"O, en hayırlı topluluğun önünde gider" sözleriyle ise Hz. Mehdi (as)'ın arabasının, kendi talebelerinden oluşan bir konvoyun önünde gideceğine işaret edilmektedir.
Ya da "Önünde gider" ifadesi Hz. Mehdi (as)'ın bu arabanın ön tarafında oturacağını göstermektedir.
Abân bin Tağlib şöyle der, İmam Caferi Sadık aleyhisselam'ın şöyle buyurduğunu duydum: "Ben Kaim'i (Hz. Mehdi (as)'ı) Kufe'nin Necef'inde görür gibiyim. ... DAHA SONRA  (HZ. MEHDİ (AS)) SİYAH-BEYAZ RENKLİ İKİ GÖZÜNÜN ARASI IŞIK GİBİ PARLAYAN BİR ATA BİNECEK..."
Bu hadiste ise, arabanın iki tarafındaki iki fara dikkat çekilmiş ve Hz. Mehdi (as)'ın siyah ve açık renkli arabalar kullanacağı belirtilmiştir.

14 Aralık 2013 Cumartesi

Hz. İsa (a.s.) Ve Hz. Mehdi (a.s.) Bu Yüzyılda Gelecek

Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as) birlikte ilmen mücadele edecek, Hz. İsa (as) da Hz. Mehdi (as)'a tabi olacaktır

HZ. İSA (AS), HZ. MEHDİ (AS)'A TABİ OLACAK VE HZ. MEHDİ (AS), NAMAZDA HZ. İSA (AS)'A İMAMLIK YAPACAKTIR

Naim Ebu Said'den tahric etti, dedi Resulullah (sav) buyurur: İsa b. Meryem'in arkasında namaz kılacağı kişi bizdendir (HZ. MEHDİ (AS)'DIR).  (Kitabül Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar, s. 78)
İbni Ebi Şeybe, Musannef'inde, İbni Şirin'den tahric etti. Dedi ki: Hz. Mehdi (as) bu ümmettendir ve Hz. İsa (as)'a imam olacaktır.  (Kitabül Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar, s. 79)
Nuaym b. Hammad, Abdullah b. Amr'dan tahric etti. Dedi ki: Hz. Mehdi (as), İsa İbni Meryem'in üzerine ineceği ve arkasında namaz kılacağı kimsedir.  (Kitabül Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar, s. 79)
Buhari ve Müslim, Ebu Hureyre'den tahric etti. Buyurdu: Meryem oğlu İsa (as) aranıza indiğinde ve imamınız sizden (HZ. MEHDİ (AS)) olduğunda, bakalım ne yapar sınız?  (Kitabül Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar, s.79)

HZ. İSA (AS), HZ. MEHDİ (AS)'A YARDIMCI OLACAK, ONA BAĞLILIĞINI DİLE GETİRECEKTİR

Hz. İsa Peygamber (as) İMAM-I ZAMAN (HZ. MEHDİ (AS))'A YARDIMCI OLMAK, ONA BAĞLILIĞINI DİLE GETİRMEK VE ONUN ARDINDA NAMAZ KILMAZ İÇİN gökten inecektir. (Şeyh Sadık, Al-Amaali, Oturum 39, Sayfa181; İküd'dürer, s. 157 ve 230)

HZ. İSA (AS) İKİNCİ KEZ YERYÜZÜNE GELDİĞİNDE, ÜZERİNDE MÜHÜR BULUNAN KİTAPLARLA İSLAM AHLAKINI TEBLİĞ EDECEKTİR

Hz. İsa (as) onu (sandığı) alıp açacak ve içinde bir mühür, bin kitap bulacak, bu kitaplarla İslam'ı ihya edecek.(Risalet'ül Meşrep elverdi fi mezhebi bil Mehdi, Ali bin Sultan Muhammed-el Kari, s. 4 -Enis el-Cülesci kitabından)
Hadiste verilen bilgiden Hz. İsa (as)'ın, Peygamberimiz (sav)'in mührüyle mühürlenmiş kitapları hazır bulacağı, bu mükemmel eserlerle İslam'ı tebliğ edeceği anlaşılmaktadır.

HZ. İSA (AS) VE HZ. MEHDİ (AS), GÖRÜNÜŞ VE AHLAK OLARAK BİRBİRLERİNE ÇOK BENZEYECEKLERDİR

Abdullah bin Zamre, İbn-i Mâti-i Himyeri (Kâ'b-ul Ahbar)'den nakleder ki şöyle dedi: "... Kıyam edecek (Kâim) olan Hz. Mehdi (as), Ali'nin soyundandır. O (Hz. Mehdi (as)) bu yeryüzünü, yeryüzünden başka bir hale getirecektir. Kâim (Hz. Mehdi (as)), Ali'nin neslindendir. (Seyyittir) HAYIRDA, GÖRÜNÜŞTE VE AHLAKTA EN ÇOK HZ. İSA (AS)'A BENZEYEN ODUR (HZ. MEHDİ (AS)'DIR). Allah peygamberlere verdiği (azameti) ona da verecektir. Ona faziletler ve ziynet verecektir..." (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 169)

HZ. İSA (AS), HZ. MEHDİ (AS) ZAMANINDA MÜSLÜMAN OLARAK YERYÜZÜNE İNECEKTİR

Hz. İsa (as) Peygamber Efendimiz (sav)'e ümmet olmak için inecektir. Hakiki İncil'de Muhammed aleyhisselamın üstünlüklerini gören HAZRET-İ İSA, ONUN ÜMMETİNDEN OLMAK İÇİN ÇOK YALVARDI, DUA ETTİ VE DUASI KABUL EDİLDİ.Allahü Teâlâ, onu diri olarak göğe yükseltti. Kıyamete yakın, Muhammed aleyhisselamın ümmeti olmak için yeryüzüne inecek, onun dinine uyacak ve onu yayacak, Hıristiyanlık ve Yahudilik gibi tahrif olmuş dinleri İslam dinine çevirecektir. (Herkese Lazım Olan İman, Ebü'l-Baha Ziyaeddin Mevlana Halid b. Ahmed Halid-i Bağdadi, 1242/1827 ; Trc: Kemahlı Feyzullah Efendi, 6. bsk., İstanbul, İhlas Yayınları, 1989)
HZ. İSÂ (AS), İNCİL'DE, BU ÜMMETİN ÖVGÜ DOLU SIFATLARINI GÖRDÜĞÜNDE, ONLARDAN EYLEMESİ İÇİN ALLAH'A DUÂ ETMİŞ, ALLAH DA ONUN DUÂSINI KABUL ETMİŞTİR. Günü geldiğinde müceddid olarak yeryüzüne inmesi bunun içindir. (Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Feza Gazetecilik, 1996, 14/74)

HZ. MEHDİ (AS), HZ. İSA (AS)'IN DA İMAMI OLACAKTIR

Resulullah (sav) Efendimiz Saadetle şöyle buyurmuşlardır: "Daima ümmetimden bir cemaat kıyamet'e kadar hakkı yükseltmek için fikri mücadele yapacak, MERYEM OĞLU İSA (AS) YERYÜZÜNE İNECEK. EMİRLERİ (HZ. MEHDİ (AS)), ONA (HZ. İSA (A.S.)'A) "BİZE NAMAZ KILDIR" DEDİKLERİ ZAMAN, HAYIR DİYECEK ... VE "İMAM-I MEHDİ'Yİ" İMAMETE GEÇİRİR" (Sahih-i Müslim, c. 1, s. 209)

KEHF SURESİ'NDE BAHSİ GEÇEN ''İKİ YETİM ÇOCUK'', HZ. İSA (AS) VE HZ. MEHDİ (AS)'A İŞARET ETMEKTEDİR

"Duvar ise, şehirde İKİ YETİM ÇOCUĞUNDU, altında onlara ait bir define vardı; BABALARI SALİH BİRİYDİ. Rabbin diledi ki, onlar erginlik çağına erişsinler ve kendi definelerini çıkarsınlar; (bu,) Rabbinden bir rahmettir. Bunları ben, kendi işim (özel görüşüm) olarak yapmadım. İşte, senin sabır göstermeye güç yetiremediğin şeylerin yorumu." (Kehf Suresi, 82)
Kehf Suresi'ndeki Hz. Hızır kıssasında, "iki yetim çocuğun" varlığından bahsedilmektedir. Bu iki yetim çocuğun "babalarının ise salih bir kimse olduğu"belirtilmektedir. Ayetin bu ifadelerinde, Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)'a yönelik işaretler vardır. Hadislerde Hz. Mehdi (as)'ın küçük yaşta babasını kaybedip yetim kalacağı belirtilmiştir:
HZ. MEHDİ (AS) YETİM OLACAKTIR. (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 176)
Bilindiği gibi Hz. İsa (as)'ın da babası yoktur. Bu sebeple Hz. İsa (as) da yetimdir. Ayrıca Hz. İsa (as) da Hz. Mehdi (as) da, aynı soydan gelmektedirler. Dolayısıyla her ikisinin babası da Hz. İbrahim (as)'dır. Kehf Suresi'nde geçen "babaları salih biriydi" sözleri de Hz. İbrahim (as)'a işaret etmektedir. Bir başka Kuran ayetinde Hz. İbrahim (as)'n bu özelliği şöyle bildirilmiştir:
Ve Biz ona (Hz. İbrahim'e) dünyada bir güzellik verdik; ŞÜPHESİZ O AHİRETTE DE SALİH OLANLARDANDIR(Nahl Suresi, 122)

12 Aralık 2013 Perşembe

Hz. İsa (a.s.) Ve Hz. Mehdi (a.s.) Bu Yüzyılda Gelecek

Hz. Mehdi (as) döneminde İslam ahlakı özüne dönecek, tüm mezhepler ortadan kalkacaktır

HZ. MEHDİ (AS) DÖNEMİNDE İSLAM DİNİ PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN DÖNEMİNDEKİ ASIL HALİYLE YAŞANACAKTIR

RESULULLAH'IN (S.A.A) HER YAPTIĞINI O DA (HZ. MEHDİ (AS) DA) YAPACAKTIR; RESULULLAH (SAV) CAHİLİYET TEMELLERİNİ YIKTIĞI GİBİ O DA (HZ. MEHDİ (AS) DA) ÖNCEKİ TEMELLERİ YIKACAKTIR. O (HZ. MEHDİ (A.S.))İslam 'ı yeniden baştan alacaktır.(Mikyalu'l Mekarim, c.1, s.57)
Hz. Mehdi (as) zuhur ettiğinde aynı Peygamberimiz (sav)'in yaptığı gibi o dönemin tüm ateist, inkarcı sistemlerini fikren mağlup edecek, bu sistemlerin tüm fikri alt yapılarının, öğretilerinin, felsefelerinin, batıl uygulamalarının ve inançlarının geçersizliğini insanlara gösterecektir. Ardından da İslam ahlakının Peygamberimiz (sav)'in dönemindeki gibi özüne tam uygun şekilde -tüm bidatlerden, gerçek dışı uygulamalardan arınmış haliyle- yaşanmasına vesile olacaktır.

HZ. MEHDİ (AS), GERÇEK İSLAM AHLAKINI ORTAYA ÇIKARACAKTIR

Hadislerde bildirildiğine göre Hz. Mehdi (as) ortaya çıktığında, İslam dinine sonradan dahil edilmiş tüm batıl inanış ve uygulamaları ortadan kaldıracaktır."... insanlar arasında Peygamberin (sav) sünnet-i seniyyesiyle muamele edecek" rivayetinde bildirildiği gibi, Peygamber Efendimiz (sav)'in yoluna uyacak ve tıpkı onun dönemindeki gibi din ahlakının hak haliyle yaşanmasına vesile olacaktır.
Hz. Peygamber (sav) en başta İslam'ı nasıl ayakta tuttuysa, Hz. Mehdi (as) da en sonunda aynı şekilde İslam'ı ayakta tutacaktır.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 27)
... Dini, Peygamber (sav)'in zamanında olduğu gibi aynen uygulayacak. Yeryüzünde mezhepleri kaldıracak. Halis hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacak.
(Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s.186-187)
Hz. Mehdi (as) hiçbir bidatı bırakmayacak.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 43)
Hz. Mehdi (as) kaldırmadık bidat bırakmayacaktır. Ahir zamanda aynı Peygamber (sav) gibi dinin icablarını yerine getirecektir."
(Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri,s. 163)
Bidat: Dinin aslında olmadığı halde, dine dahil edilen batıl adetler.

HZ. MEHDİ (AS) ZUHUR ETTİĞİNDE TÜM TARİKATLAR ONA BİAT EDECEKLERDİR. ÇÜNKÜ MEHDİ (AS) TÜM İSLAM ALEMİNİN MÜRŞİDİDİR

Hz. Mehdi (as) ahir zamanın en büyük mürşidi, velisi, kutbudur. İmam Rabbani Hazretleri'nin de, Abdülkadir Geylani Hazretleri'nin de, tüm ehl-i sünnet alimlerinin, tüm mezhep imamlarının ve tüm tarikatların de mürşididir. Dolayısıyla Mahmut Hoca Efendi Hazretleri'nin de mürşidi Hz. Mehdi (as)'dır. Cübbeli Ahmet bir vaazında Hz. Mehdi (as)'ın gelmesi için Allah'a yalvararak dua ediyor, Hz. Mehdi (as)'ı görmek için Allah'a yalvarıyor.
Demek ki Hz. Mehdi (as) gelince Mahmut Hoca Efendi Hazretleri de, Cübbeli Ahmet de ve tüm diğer tarikatlar ve mensupları da Hz. Mehdi (as)'a tabi olacaklar, onun hilafetini kabul edeceklerdir. Hz. Mehdi (as) zuhur ettiğinde gerçekleşecek olan bu biatı kabul etmeyen, aksini savunan bir cemaat bulunmamaktadır.
Hz. Mehdi (as) ahir zamanın en büyük mürşidi, en büyük velisi ve kutbu olduğundan o zuhur ettiğinde tüm tarikatlar onda toplanacaktır. Bunun bilincinde olan birçok tarikat lideri yüzlerce yıldır devam ettirdikleri; hilafet emanetini bir sonraki şahsa devretme adetini ahir zamana girilmesiyle birlikte bırakmışlardır. Mesela Ali Haydar Efendi de hilafeti Hz. Mehdi (as)'a bırakmıştır. Mahmut Hoca Efendi Hazretleri şu an Ali Haydar Efendi'nin Vekili'dir. Tüm tarikatlar Hz. Mehdi (as)'ın zuhur vakti olan hicri 1400 itibariyle onun zuhurunu ve doğal mürşitliğini beklemeye başlamışlardır.

HZ. MEHDİ (AS) HİÇ KİMSENİN, HİÇ BİR DÜŞÜNCENİN, HİÇ BİR TARİKATIN ETKİSİ ALTINDA OLMAYACAKTIR

... Arkasında İsa bin Meryem'in namaz kılacağı Kaim (Hz. Mehdi (as)) dışında biz Ehl-i Beyt'ten olan hepimizin boynunda zamanın tağutunun (Allah'ın hükmünü tanımayan her varlık, güç, şeytan) biatı olacağını (Hz. Mehdi (as) döneminde dinsizliğin hakim olacağını, hemen herkesin bu sisteme bağlı olacağını) bilmiyor musunuz? Yüce Allah onun velâdetini (zuhurunu) gizleyecek ve şahsını saklayacaktır. BÖYLECE O, ZUHUR ETTİĞİNDE KİMSENİN BİATI ONUN BOYNUNDA OLMAYACAKTIR...(Kemal'üd-Din, c. 1, s. 305)
Hasan bin Münzir'in Zürare'den naklettiğine göre İmam Caferi Sadık aleyhisselam sonunda şöyle buyurdu: "Vallahi sonunda sahibiniz (Hz. Mehdi (as)) mutlaka zuhur edecek ve BOYNUNDA HİÇKİMSENİN BİATI olmayacak. (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s.402)
İbrahim bin Ömer-i Yemâni der ki: İmam Ebu Abdullah aleyhisselam şöyle buyurdu: "Kâim (Hz. Mehdi (as)) kıyam ettiğinde (ortaya çıktığında), BOYNUNDA HİÇ KİMSENİN BİATI OLMADAN ZUHUR EDECEKTİR."(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 218-219)

HZ. MEHDİ (AS) HİÇBİR TARİKATA BAĞLI OLMAYACAK, ZUHUR ETMESİYLE TARİKATLARIN TÜMÜ ONA BİAT EDECEKTİR

Peygamberimiz (sav) hadis-i şerifinde Hz. Mehdi (as)'ın doğumunun gizli olacağını yani kendisinin evde doğacağını bildirmiştir. Ayrıca Hz. Mehdi (as) uzun bir dönem insanların gözünden uzak bir şekilde evinde yaşayacak, insanların arasına çıkmayacaktır. Hz. Mehdi (as) hiçbir tarikata mensup olmayacak yani zuhur ettiğinde ne Nakşibendi, ne Kadiri ne de başka bir tarikatle bağlantısı olmayacaktır. Aksine tarikatlerin tamamı ona bağlanacak ve Hz. Mehdi (as) bütün tarikatlerin üstünde olacaktır. Ayrıca Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (as)'ın uzun ömürlü olacağını ve kendisi daha yaşlı olmasına rağmen Allah'ın onu 40 yaşından daha genç görünümlü olarak zuhur ettireceğini de bildirmiştir.
Ebu Said'den: Hasan b. Ali aleyhi's-selâm ... şöyle buyurdu: "... YÜCE ALLAH ONUN VELADETİNİ (DOĞUMUNU) GİZLEYECEK VE ŞAHSINI SAKLAYACAKTIR. BÖYLECE O, ZUHUR ETTİĞİNDE KİMSENİN BİATI ONUN BOYNUNDA OLMAYACAKTIR... ONUN GAYBETİNDE ALLAH ONUN ÖMRÜNÜ UZATACAK, SONRA KENDİ KUDRETİ İLE ONU KIRK YAŞINDAN DAHA GENÇ GÖRÜNÜMLÜ OLARAK AŞİKÂR EDECEKTİR ve bu, Allah'ın her şeye kadir olduğunun bilinmesi içindir." (Kemal-ud Din, c. 1, s. 315)

HZ. MEHDİ (AS) İNSANLARIN AHLAKININ MÜKEMMEL HALE GELMESİNE, İNSANLARIN SAMİMİ OLMALARINA VESİLE OLACAKTIR

İmam Mehdi (as)'ın lütfu ile insanların idrakı mükemmelleştirilecek ve ahlakları bütünlüğe erişecektir. (Bihar-ül Envar, Cilt 52, s. 328 & 336)
(Hz. Mehdi (as)  döneminde) Kalpler ihtiyaçsızlık ve kendine yeterlilikle dolacaktır. (Bihar-ül Envar, Cilt 52, s. 337; İküd'dürer, Sayfa 169; Musnad)
(Hz. Mehdi (as)  döneminde) Fiyaka ve gösteriş sona erecek ve güvenilirlik mutat hale gelecektir. (İküd'dürer, s. 159)
(Hz. Mehdi (as) döneminde) Yaşlılar gençlere karşı yardımsever ve şefkatli iken gençler yaşlılara karşı saygılı olacaktır. (Bihar-ül Envar, Cilt 52, s. 385)
(Hz. Mehdi (as) döneminde) Yalan ve iftira ortadan kalkacaktır. (Misbaah al-Zaaer, s. 217-219)
(Hz. Mehdi (as) döneminde) gerçek dostuk olacaktır ve bu öyle bir boyutta olacaktır ki inananlardan biri diğerinin servetini onun iznini almaksızın alacak ve diğeri bunu umursamayacaktır. (Bihar-ül Envar, Cilt 52, s. 372)

HZ. MEHDİ (AS), İNKARCI CEREYANLARI VE BİDATLERİ İSLAM DİNİNDEN UZAKLAŞTIRACAK, İNSANLARI ALLAH'A İMANA DAVET EDECEKTİR

Resulullah (s.a.v) şöyle buyuruyor: "HER ZAMANDA ÜMMETİM İÇİN EHL-İ BEYT'İMDEN BİR ADİL VARDIR. ONLAR, SAPITANLARIN TAHRİFLERİNİ, BATIL EHLİNİN BATILINI, CAHİLLERİN YORUMUNU BU DİNDEN UZAKLAŞTIRIRLAR, duyun ki doğrusu sizin imamlarınız sizi Allah'a götüren elçilerdir, öyleyse iyi bakın ki sizin elçileriniz kimlerdir."

(Savaik'ul Muhrika, İbn-i Hacer, s. 148, Muhammediyye mat. Ve s. 90, Meymeniye mat. Mısır. / Yenabi'ul Mevedde, Kunduzi Hanefi, s. 226, 326, 327, Haydariye mat. S. 191, 271, 273 ve 297, İstanbul. / Zehair'ül Ukba, Muhibbiddin Taberi Şafii, s.17.)
Peygamberimiz (sav) hadis-i şerifinde her asırda seyyidler arasından adaletle hükmeden bir kişi bulunacağını bildirmiştir. Bu kişiler kendi asırlarında hakim olan batıl cereyan ne ise onunla fikri mücadele içinde olacaklar ve insanları din ahlakını yaşamaya davet edeceklerdir. O dönemde toplumlar üzerinde etkili olan batıl din (materyalizm, ateizm, putperestlik, Darwinizm) hangisi ise onunla veya hepsi birarada ise hepsi ile fikri mücadele yapacaklardır. Hicri 1400'de bu fikri mücadeleyi yapacak ve insanları hak yola davet edecek seyyid, Hz. Mehdi (as) olacaktır. Hz. Mehdi (as) hem Darwinizm ve materyalizm putunu fikren yerle bir edecek hem de bazı yobaz kişilerin dine dahil ettikleri her türlü batıl izahı dinden uzaklaştırarak, dinin Peygamberimiz (sav) dönemindeki gibi yaşanmasını sağlayacaktır. Üstad Said Nursi Hazretleri Hz. Mehdi (as)'ın bu fikri mücadelesini şu şekilde açıklamaktadır:
Birincisi: ...Fen ve felsefenin tasallutiyle (tesiriyle) ve MADİYYUN (MADDECİLİK) VE TABİYYUN (TABİATÇİLİK İNANCININ) BEŞER İÇİNDE İNTİSAR ETMESİYLE (YAYILMASIYLA) HER ŞEYDEN EVVEL FELSEFEYİ VE MADDİYUN FİKRİNİ (MADDECİ DÜŞÜNCEYİ) TAM SUSTURACAK BİR TARZDA İMANI KURTARMAKTIR."(Emirdağ Lahikası, mektup sf. 337)
Hz. Mehdi (as) birinci vazifesi olarak maddiyun yani materyalizm, tabiyyun yani Darwinizm ile fikri bir mücadele yapacak ve bu iki inkarcı akımı tam olarak fikren geçersiz hale getirerek, insanların Allah'a kesin olarak iman etmesine vesile olacaktır.

HZ. MEHDİ (AS) İSLAM DİNİNDEKİ BİDATLERİ TEMİZLEYECEK, İNSANLARI KURAN'A VE PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN SÜNNET-İ SENİYYESİNE YÖNLENDİRECEKTİR

İNSANLAR KURAN'I KENDİ NEFİSLERİNE GÖRE YORUMLADIKLARI ZAMAN HZ. MEHDİ (A.S.) ONLARIN DÜŞÜNCELERİNİ KURAN'A DOĞRU YÖNLENDİRİP ONU KURAN'IN GERÇEKLERİNİN HİZMETİNE SUNACAK.SONRA SİZE KİTAB VE SÜNNETİN NASIL UNUTULDUĞUNU GÖSTERECEK VE ONUN CANLI ANLAMLARINI İHYA EDECEK. 
(Nehcü'l Belağa, hutbe 134)
Hz. Mehdi (as)'ın zuhur ettiği ahir zamanda bazı insanlar Kuran'ı kendi nefislerine, kendi çıkarlarına göre yorumlayacaklar, insanları da bu yorumlara çekmeye çalışacaklardır. Hz. Mehdi (as) ise insanlara Kuran ayetlerinin gerçek anlamlarını açıklayacaktır. İnsanların Kuran ayetlerinden, Peygamberimiz (s.a.v)'in sünnetinden manen çok uzaklaştıkları bu dönemde onlara ayetlerin gerçek anlamlarını açıklayacaktır.

HZ. MEHDİ (AS) PEYGAMBER EFENDİMİZ (SAV)'İN SÜNNETİNE UYACAK, İSLAM DİNİNE SONRADAN EKLENMİŞ OLAN HURAFELERİ TEMİZLEYİP, DİNİMİZİ PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN DÖNEMİNDE YAŞANAN ASIL HALİNE DÖNDÜRECEKTİR

Abdullah bin Atâ der ki: İmam Ebu Cafer-i Bakır aleyhisselam'a şöyle arzettim: "BİZE KAİM ALEYHİSSELAM'DAN (HZ. MEHDİ (AS)'DAN) HABER VER..." BUYURDU Kİ: "RESULULLAH'IN (SAV) YOLUNU İZLEYECEK; ÖNCEKİ ŞEYLERİ İPTAL EDİP YENİ ŞEYLERLE GELECEK."(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 216)

HZ. MEHDİ (AS), İNSANLARIN HER KONUDA KURAN AHLAKINA GÖRE DÜŞÜNÜP HAREKET ETMELERİNİ SAĞLAYACAKTIR; YANİ ONLARI: EN DOĞRU, İSABETLİ, MAKUL, MANTIKLI, TUTARLI VE AKILLI ŞEKİLDE DAVRANMAYA TEŞVİK EDECEKTİR

İmam Muhammed Bakır (as) da buyurmuştur ki: "Kaimimiz (HZ. MEHDİ (AS)) KIYAM EDİNCE KULLARIN BAŞINA ELİNİ SÜRECEK VE ONLARIN DAĞINIK FİKİRLERİNİ BİR YERE TOPLAYACAKTIR. ONLARI BİR HEDEFE DOĞRU YÖNELTECEK ve onlarda beğenilmiş ahlakı kemal haddine (mükemmelik seviyesine) ulaştıracaktır. (Bihur-ul Envar, c. 52, s. 336)
Hz. İmam Bâkır (as) şöyle buyuruyor: "Kâim'imiz (Hz. Mehdi (as)) kıyam edince ALLAH KULLARININ BAŞINA MERHAMET ELİNİ SÜRECEK, DİKKATLERİNİ TOPLAYACAK VE AKILLARINI KAMİL KILACAKTIR." (Bihar-ul Envar, c. 52, s. 328)