hz hızır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hz hızır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2013 Cuma

Hz. İsa (a.s.) Ve Hz. Mehdi (a.s.) Bu Yüzyılda Gelecek

Hz. Mehdi (as) İslam aleminin ve tüm insanlığın kurtuluşu olacaktır

HZ. MEHDİ (AS) MÜSLÜMANLARI ÖZGÜRLÜKLERİNE KAVUŞTURACAK, ATEİST SİYONİSTLERİN VE ATEİST MASONLARIN ŞEYTANİ ÖRGÜTLENMELERİNİ ETKİSİZ HALE GETİRECEKTİR

Nechül Belağa'dan: İnananların Efendisi (sav) dedi ki: "... (HZ. MEHDİ (AS)), ESİRİ ÖZGÜRLÜĞE KAVUŞTURMAK, KÖLEYİ AZAD ETMEK ve YANLIŞ YÖNLENDİRİLMİŞ ULUSU DAĞITMAK VE DOĞRULUĞU İZLEYENLERİ BİRLEŞTİRMEK İÇİN erdem sahibinin örneklerini izleyecektir." (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, c. 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 186)
Hz. Mehdi (as) kendi döneminde; İŞGAL EDİLEN ÇEŞİTLİ İSLAM ÜLKELERİNDE ESİR ALINIP HAPİSTE TUTULAN MÜSLÜMAN KARDEŞLERİNİ ÖZGÜRLÜKLERİNE KAVUŞTURACAKTIR. AYRICA ATEİST SİYONİSTLERİN VE ATEİST MASONLARIN OLUŞTURDUKLARI ŞEYTANİ ÖRGÜTLENMEYİ ETKİSİZ HALE GETİRECEKTİR.Hz. Mehdi (as), Allah'a yönelen, O'nun dosdoğru yolunda olanları Allah'ın izniyle biraraya getirecek; insanlar arasında huzur, barış ve güven ortamı sağlayacaktır.

MÜSLÜMANLARIN PARÇALANMIŞLIĞINI HZ. MEHDİ (AS) ORTADAN KALDIRACAK, İSLAM ALEMİNİ BİRLEŞTİRECEKTİR

Hz. Mehdi (as)'ın çıkacağı dönemin özelliklerinden biri de İslam aleminin bir ve bütün olmamasıdır. İslam aleminin parçalanmış olması, Müslüman toplumlar ve gruplar arasında ayrılıklar, anlaşmazlıklar, hatta çatışmalar olması Hz. Mehdi (as)'ın çıkış alametlerinden biridir. Hz. Mehdi zuhur ettiğinde bu dağınıklığı tam anlamıyla ortadan kaldıracak, Müslüman dünyasının birliğini sağlayacaktır. Tüm Müslümanlar, sevgiyle ve coşkuyla Hz. Mehdi (as)'ın etrafında birleşeceklerdir.
Amîre bint-i Nufeyl der ki: İmam Hüseyn aleyhisselam'ın şöyle buyurduğunu duydum: "SİZLER BİRBİRİNİZDEN BERÎ (UZAK) OLDUĞUNUZU SÖYLEMEDİKÇE, BİRBİRİNİZİN YÜZÜNE TÜKÜRMEDİKÇE, BİRBİRİNİZİ TEKFİR ETMEDİKÇE VE BİRBİRİNİZE LÂNET OKUMADIKÇA beklediğiniz (Hz. Mehdi (as)'ın zuhuru) vuku bulmayacaktır. Arzettim ki: Öyleyse o zamanda hiçbir hayr yoktur. Buyurdu ki: "Hayrın hepsi o zamandadır. Kâim'imiz (HZ. MEHDİ (AS)) KIYAM EDECEK (ZUHUR EDECEK) VE BUNLARIN HEPSİNİ ORTADAN KALDIRACAKTIR."(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 240)

HZ. MEHDİ (AS) TÜM MÜSLÜMANLAR ARASINDAKİ FİTNE, KARGAŞA VE BÖLÜNMEYİ KALDIRACAK, MÜSLÜMANLARI KARDEŞLER HALİNE GETİRECEKTİR

Nuaym b. Hammad ve Ebu Naim, Mekhul vesilesiyle Hz. Ali'den tahric ettiler. Dedi ki: Dedim "Ya Resulullah (sav) Hz. Mehdi (as) bizden, Al-i Muhammed'den mi, yoksa bizden değil mi?" Buyurdu ki: "Hayır, bilakis Bizdendir. Allah bu dini nasıl bizimle başlatmışsa O'nunla sona erdirecektir. Ve onlar bizimle nasıl şirkten kurtulmuşlarsa, Onunla da fitneden kurtulacaklardır. Allah bizimle, insanları nasıl müşrikçe düşmanlıktan kurtararak, onların kalplerine ülfet ve muhabbet yerleştirmiş ve din kardeşi yapmışsa, Hz. Mehdi (as) ile fitne adavetinden (kin, buğz, garez ve düşmanlıktan) kurtaracak ve kardeş yapacaktır."
Tabarani, Evsad'da Amr. b. Ali tariki ile Hz. Ali b. Ebi Talib'den tahric etti. Hz. Ali, Hz. Peygamber (sav)'e "Ya Resulullah Hz. Mehdi (as) bizden mi yoksa bizden değil mi?" diye sordu. Buyurdular ki: "Bilakis Bizdendir. Cenab-ı Hak İslam'ı nasıl bizimle başlatmışsa O'nunla sona erdirecektir. Nasıl, bizimle onlar, aralarındaki şirk ve düşmanlıktan kurtulmuş ve kalplerine ülfet ve muhabbet yerleşmişse, (Hz. Mehdi (as)'ın gelişi ile) yine öyle olacaktır.(Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler, Ahir Zaman Hz. Mehdisi'nin Alametleri, (Kitabül Burhan fi Alametil Hz. Mehdiyyil Muntazar), s. 23, Tercüme: Müşerref Gözcü - Kahraman Neşriyat)
Hadislerde Hz. Mehdi (as)'ın bütün Müslümanlar arasındaki fitne ve bölünmeyi ortadan kaldıracağı; kalplerde ülfet ve muhabbet meydana getirerek tüm Müslümanların kardeşliğine vesile olacağı bildirilmiştir.

HZ. MEHDİ (AS), İNSANLARI DOSTLUĞA VE BİRLİK OLMAYA ÇAĞIRACAKTIR

HZ. MEHDİ (AS)'IN ZUHUR VE KIYAMINDA HER ŞEY DOSTLUK VE BERABERLİK OLACAKTIR...(El-İhtisas (Şeyh Müfid), s. 24)
(HZ. MEHDİ (AS) ZAMANINDA) KALPLERDEKİ KİNLER ATILACAK, HER YERİ HUZUR VE EMNİYET SARACAK.(Bihar'ül Envar, c. 10)

HZ. MEHDİ (AS) DEVRİNDE SAPKIN SİSTEMLER YIKILACAK

Naim ve Ebu Naim, Ebu Said'den tahric etti, O dedi Resulullah (sav) buyurdu: "Zamanın İNKİTAA UĞRADIĞI (SİSTEMLERİN DEĞİŞTİĞİ) BİR DÖNEMDE, Mehdi denen bir zat gelecek ve ihsanı bol ve güzel olacaktır." (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler, Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, s. 14)
Dünyanın her yanında rejimler değişti ve değişiyor. Ateist, Marksist, faşist, emperyalist sistemlerin tamamı yıkıldı. Bu durumun Hz. Mehdi (as)'ın zuhur edeceği yüzyılda olması Resulullah (sav)'in bir mucizesidir.

HZ. MEHDİ (AS) DÜNYAYI KÖTÜLÜKLERDEN VE ZALİM FELSEFELERDEN KURTARACAK, İNSANLAR ARASINDA SEVGİ VE BARIŞI HAKİM KILACAKTIR

Müminlerin Emiri (sav) öğütlerinde bize şu müjdeyi verdi ki; dünya kötülerden arınacak ve ıslah olacak, zalim hükümdara karşı savaş (fikri mücadele) sekiz ay sürecek sonra sevgi ve barış hakim olacak.(El-Sahife El-Mehdiye'den Seçme Dualar, Seyyid Murtaza Müçtehidi Sistani, s. 69)
Hz. Mehdi (as)'ın üç büyük görevinden biri olan Darwinizm ve materyalizm ile yaptığı fikri mücadele sonucunda dünya üzerinde bu felsefelerin ürünü olan zalimlik, acımasızlık, sevgisizlik gibi insan fıtratına aykırı uygulamalar son bulacaktır. Ülkeleri ve insanları din ahlakını yaşamaktan, birbirlerini sevmekten, merhamet duymaktan, birbirleriyle iyi geçinmekten, birbirlerine din ahlakına uygun güzel davranışlarda bulunmaktan alıkoyan akımlar son bulacaktır. İnsanları materyalist, Allah inancı olmayan, manevi değerlerini yitirmiş, dejenere bir hayat yaşamaya iten bu felsefeler ve bunların uygulamacıları Hz. Mehdi (as)'ın vesilesiyle fikren etkisiz hale geleceklerdir. Dünya üzerinde büyük bir sevgi ve barış ortamı yaşanacak, ülkeler ve insanlar arasında derin bir dostluk, yardımlaşma, birlik ve beraberlik ruhu hakim olacaktır.

HZ. MEHDİ (AS), İNSANLARIN TÜM SORUNLARINA ÇÖZÜM OLACAKTIR, HERKESİN YARDIMINA KOŞACAKTIR

HZ. MEHDİ (AS) İMDADA GELEN VE FERYADRESDİR (FERYAD EDENİN YARDIMINA KOŞAN, YARDIM EDENDİR).ALLAH, ONU DÜNYADAKİ İNSANLARIN İMDADINA YETİŞMESİ İÇİN GÖNDERECEKTİR...(El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 264, 275, 277, 285, 287, 288, 311, 318, c. 2, s. 11)

ALLAH HZ. MEHDİ (AS)'I VESİLE EDEREK, HEM ŞİDDETİ HEM DE ŞİDDETİN FELSEFESİNİ YOK EDECEKTİR

Şeyh Tusi'nin Gaybet'i: "Sonra Hz. Mehdi (as)'ın yükselişi olacak... ALLAH ONUN (HZ. MEHDİ (AS)'IN) VASITASIYLA YALANLARI ORTADAN KALDIRACAKTIR. ONUN (HZ. MEHDİ (AS)) VASITASIYLA, ŞİDDETİ ORTADAN KALDIRACAKTIR. O (Hz. Mehdi (as)) boyunlarınızdaki esaret ayıbını kaldıracaktır." (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 132)

HZ. MEHDİ (AS) ZAMANINDA ZALİMLERİN HAKİMİYETİ SONA ERECEKTİR

HZ. MEHDİ (AS)'IN HÜKÜMRANLIĞI ZAMANINDA ZALİMLERİN VE MÜSTEKBİRLERİN HÜKÜMRANLIĞI, MÜNAFIKLARIN VE HAİNLERİN SİYASİ NÜFUZU NABUD (YOK) OLACAKTIR (SON BULACAKTIR).(El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 252)

17 Aralık 2013 Salı

Hz. İsa (a.s.) Ve Hz. Mehdi (a.s.) Bu Yüzyılda Gelecek

Hz. Mehdi (as)'a biat edilmesi

HZ. MEHDİ (AS)'IN ORTAYA ÇIKACAĞI DÖNEMDE MÜSLÜMANLARIN BİR MANEVİ LİDERİ OLMAYACAKTIR

İNSANLAR BAŞLARINDA BİR İMAM (HALİFE) (Müslümanların manevi lideri) BULUNMAKSIZIN HAC EDERLER...(Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s.35)
Hasan bin Münzir'in Zürare'den naklettiğine göre İmam Caferi Sadık aleyhisselam sonunda şöyle buyurdu: "Vallahi sonunda sahibiniz mutlaka zuhur edecek ve BOYNUNDA HİÇ KİMSENİN BİATI OLMAYACAK."(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s.402)
Ebu Said Peygamber'in (sav) şöyle buyurduğunu rivayet ediyor: "Ahir zamanda sultanlar tarafından ümmetime şiddetli bir bela gelecektir. Öyle bir bela ki, ondan daha şiddetlisi duyulmamıştır. Öyleki, geniş yeryüzü onlara dar gelecek ve zulümle dolacaktır.MÜMİNLER BU ZULÜMDEN KURTULMAK İÇİN BİR SIĞINAK VE BİR KURTARICI BULAMAYACAKLAR..."(El-Beyan, s. 72, Es-Sevaik-ul Muhrika, s. 161, Yenabi-ul Mevedde, c. 2, s. 177)
ONUN (Hz. Mehdi (as)'ın) ÇIKACAĞI YIL, İNSANLAR HACCA, BAŞLARINDA BİR EMİR (HALİFE) (Müslümanların manevi lideri) BULUNMADAN GİDECEKLER...(Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, Pamuk Yayınları, s. 168-169)
İbrahim bin Ömer-i Yemâni der ki: İmam Ebu Abdullah aleyhisselam şöyle buyurdu: "Kâim (Hz. Mehdi (as)) kıyam ettiğinde,BOYNUNDA HİÇ KİMSENİN BİATI OLMADAN ZUHUR EDECEKTİR." (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 218-219)
...Arkasında İsa bin Meryem'in namaz kılacağı Kaim (Hz. Mehdi (as)) dışında biz Ehli Beyt'ten olan hepimizin boynunda zamanın tağutunun (Allah'ın hükmünü tanımayan her varlık, güç, şeytan) biatı olacağını (Hz. Mehdi (as) döneminde dinsizliğin hakim olacağını, hemen herkesin bu sisteme bağlı olacağını) bilmiyor musunuz? Yüce Allah onun velâdetini (zuhurunu) gizleyecek ve şahsını saklayacaktır. BÖYLECE O (Hz. Mehdi (as)), ZUHUR ETTİĞİNDE KİMSENİN BİATI ONUN BOYNUNDA OLMAYACAKTIR... (Kemal'üd-Din, c. 1, s. 305)
Hişam bin Sâlim der ki: İmam Ebu Abdullah aleyhisselam şöyle buyurdu: "Kaim (Hz. Mehdi (as)) kıyam ettiğinde ONUN BOYNUNDA HİÇ KİMSENİN MİSAKI, AHDİ VE BİATI OLMAYACAKTIR."(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 219)

HZ. MEHDİ (AS) MEHDİLİK İDDİALARINI KABUL ETMEYECEK; KENDİSİNE İSTEMEDİĞİ HALDE BİAT EDİLECEKTİR

Hadis-i şeriflerde Hz. Mehdi (as)'a biatın kendisi istemediği halde yapılacağı bildirilmektedir. Bu da gösteriyor ki Hz. Mehdi (as), kendisini hiçbir zaman Hz. Mehdi (as) olarak ilan etmeyecektir. Hatta insanlar ona gelip "alametler sende mevcut, sen Hz. Mehdi (as)'sın" dedikleri halde o yine reddedecektir. Hz. Mehdi (as)'a sık sık "Alametler sende mevcut " diyerek Hz. Mehdi (as) olduğu iddiası getirilecektir, fakat o, ısrarla söylenen bu iddiayı kabul etmeyecektir. Ancak "ölümle tehdit" edildikten sonra, insanların kendisine biat etmesini kabul edecektir.
İnsanlar nihayet Hz. Mehdi (as)'a gelirler ve Rükun ile Makam arasında, kendisi istemediği halde ona biat edeler. "Eğer kabul etmezsen, boynunu vururuz" derler. Yer ve gök ehli ondan razı olur. (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler, Kahraman Neşriyat, s. 31)
Hz. Mehdi (as) ancak baskı ile başa geçmeye razı olacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 48)
Halifenin ölümü anında ihtilaf olur. Medine halkından bir kişi koşarak Mekke'ye çıkar. Mekke halkından bir grup onu (Hz.Mehdi (as)'ı), istememesine rağmen (bulunduğu yerden) çıkarırlar. Hacer-i Esved'le Makamı İbrahim arasında ona (Hz. Mehdi (as)'a) biat ederler. (Sünen-i Ebu Davud, 5/94; El-Kavlu'l Muhtasa Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 20)
... Ve sonra istemediği halde biatlarını kabul eder. Eğer siz ona yetişirseniz, ona biat ediniz. Çünkü o yerde de gökte de Hz. Mehdi (as)'dır. (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler, Kahraman Neşriyat, s. 35)
... Onu tekrar Mekke'de bularak yine, "Sen falan oğlu falansın, annen de filan kızı filanedir, sende şu şu alametler vardır, birinci defa bizden kurtuldun uzat elini sana biat edelim" derler. Bunun üzerine o "Ben aradığınız değilim" der ve tekrar Medine'ye gider. Medine'de yine aranınca tekrar Mekke'ye döner. Mekke'de kendisini Rükunda bularak şöyle derler: "Eğer biatlarımızı kabul etmezsen, bizi aramakta olan ve başında Haddam'dan birisinin bulunduğu Süfyani ordusuna karşı korumazsan, günahlarımız senin üzerine ve kanlarımız da boynuna olsun" derler. Bunun üzerine Hz. Mehdi (as), Rükun ile Makam arasına oturur ve elini uzatarak biatları kabul eder. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 39-40)
Fitne içindeki insanlar kan akıtıldığı bir zamanda evinde oturmakta olan Hz. Mehdi (as)'a gelir ve "Bizim için kalk artık"der. O ise kabul etmez, ancak ölümle tehdit edildikten sonra onlar için kalkar. Ondan sonra artık kan dökülmez. (İbn Ebi Şeybe, c. VII, s. 531; Abdurrezzak H. 20771, c. XI, s. 372; Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 52,53)
Hz. Fatima'nın soyundan gelen Hz. Mehdi (as), Mekke'de meydana çıkarılır ve istemediği halde kendisine biat edilir.(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 52, 53)
SAHİPLERİ (HZ. MEHDİ) ÇEKİNİR VE NETİCEDE İSTEMEDİĞİ HALDE Ehli Bedir sayısınca insan ona, biat eder. 
(Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 34)
Kur'an-ı Kerim'de Yusuf Suresi'nde, Hz. Yusuf (as)'ın da kendi isteği olmaksızın bulunduğu ülkenin kralı tarafından doğruluğu, adaleti, bilgisi, güvenilirliği sayesinde başa getirildiği haber verilmektedir:
... Onunla konuştuğunda da (şöyle) dedi: "Sen bugün bizim yanımızda (artık) önemli bir yer sahibisin, güvenilir (bir danışman-yönetici)sin.  (Yusuf Suresi, 54)

HZ. MEHDİ (AS)'A NEREDE BİAT EDİLECEĞİ

Mekke'de kendisini Rükunda bularak şöyle derler: "Eğer biatlarımızı kabul etmezsen, bizi aramakta olan ve başında Haddam'dan birisinin bulunduğu Süfyani ordusuna karşı korumazsan, günahlarımız senin üzerine ve kanlarımız da boynuna olsun" derler.Bunun üzerine Hz. Mehdi (as), Rükun ile Makam arasına oturur ve elini uzatarak biatları kabul eder. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 39-40)
Rükun ile Makam arasında kendisine biat edilecektir. Hz. Mehdi (as) o kadar merhametli olacaktır ki, zamanında ne bir kimse uykusundan uyandırılacak, ne de bir kimsenin burnu kanayacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 42)
Siz üç veya yedi gün, doğudan bir ateşi gördüğünüz zaman Al-i Muhammed'in  çıkmasını bekleyiniz,  inşaAllah-u Teala, bir münadi Hz. Mehdi (as)'ın ismi ile semadan nida edecek ki, Doğuda Batıda olan herkes bu sesi işitecek.  (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 32)
Günahsız insanlar katledildiği ve kardeşi de Mekke'de öldürüldüğü zaman semadan bir münadi, "Emriniz filandır. İşte bu yeryüzünü adaletle dolduracak olan Hz. Mehdi (as)'dir" diye nida eder.  (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, s. 35
Çok yaygın ve sona ermesi mümkün görülmeyen bir fitne çıkacak ve bu fitne semadan 3 kez "Emir Hz. Mehdi (as)'dir, gerçek odur" şeklindeki nidaya kadar sürecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Hz. Mehdi (as)yy-il Muntazar, s. 55)
Hadislerde Hz. Mehdi (as)'ın ortaya çıkışını gökyüzünden gelen bir sesin haber vereceğine, yani radyo ve televizyon kanalıyla tüm insanların bu müjdeli haberi duyacağına dikkat çekilmektedir. Bu sesin doğuda ve batıda herkese ulaşacağı bildirilmektedir. Hatta, her toplumun bu sesi kendi lisanında duyacağı haber verilmektedir:
Semadan arz ehline şamil olan bir ses ki, herkes onu kendi lisanı ile işitir.
(Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, s. 37)
Günümüzde haberler her ülkede, o ülkenin diline tercüme edilerek, radyo, televizyon ve internet aracılığıyla hemen herkese ulaştırılmaktadır. Hz. Mehdi (as)'ın ortaya çıkışı da bu şekilde tüm insanlara ulaşacaktır.

MÜSLÜMANLARIN MANEVİ LİDERLİĞİ, HZ. MEHDİ (AS)'A EVİNDE OTURURKEN GELECEKTİR

Hz. Mehdi (as), bütün haramların helal sayıldığı, büyük bir fitneden sonra çıkacaktır. HİLAFET (Müslümanların manevi liderliği), ONA EVİNDE OTURURKEN GELECEK ve devrinde yeryüzünün en hayırlısı kendisi olacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 37)

HZ. MEHDİ (AS) ORTAYA ÇIKTIĞINDA, BÜTÜN İNSANLAR ONUN MANEVİ LİDERLİĞİ ALTINDA BİRLİK OLACAKTIR

Malik bin Zamra der ki, Emirülmüminin Ali aleyhisselam bana şöyle buyurdu: "... Hayrın çoğu o zamandadır ey Malik! O ZAMANDA KÂİM'İMİZ  (HZ. MEHDİ (AS)) KIYAM EDECEK ... SONRA ALLAH HERKESİ ONUN ETRAFINDA TOPLAYACAK.(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 242)
İman edenlerin Efendisi (sav) der ki: "... ALLAH SİZİN İÇİN, SİZİ BİRLEŞTİRECEK VE SİZİ DAĞINIKKEN BİRARAYA GETİRECEK BİRİNİ (HZ. MEHDİ (AS)'I) ÇIKARANA DEK... Beklerseniz, ödüllendirileceksiniz ve sizin haksızlığa uğratılmanızın intikamını alacak (Darwinizm'e, materyalizme ve ateizme ilmi zeminde gereken cevabı verecek) olanın ve haklarınızın kurtarıcısı olanın, o (Hz. Mehdi (as)) olduğunu kesinlikle anlayacaksınız..."(Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, c. 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 182)

14 Aralık 2013 Cumartesi

Hz. İsa (a.s.) Ve Hz. Mehdi (a.s.) Bu Yüzyılda Gelecek

Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as) birlikte ilmen mücadele edecek, Hz. İsa (as) da Hz. Mehdi (as)'a tabi olacaktır

HZ. İSA (AS), HZ. MEHDİ (AS)'A TABİ OLACAK VE HZ. MEHDİ (AS), NAMAZDA HZ. İSA (AS)'A İMAMLIK YAPACAKTIR

Naim Ebu Said'den tahric etti, dedi Resulullah (sav) buyurur: İsa b. Meryem'in arkasında namaz kılacağı kişi bizdendir (HZ. MEHDİ (AS)'DIR).  (Kitabül Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar, s. 78)
İbni Ebi Şeybe, Musannef'inde, İbni Şirin'den tahric etti. Dedi ki: Hz. Mehdi (as) bu ümmettendir ve Hz. İsa (as)'a imam olacaktır.  (Kitabül Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar, s. 79)
Nuaym b. Hammad, Abdullah b. Amr'dan tahric etti. Dedi ki: Hz. Mehdi (as), İsa İbni Meryem'in üzerine ineceği ve arkasında namaz kılacağı kimsedir.  (Kitabül Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar, s. 79)
Buhari ve Müslim, Ebu Hureyre'den tahric etti. Buyurdu: Meryem oğlu İsa (as) aranıza indiğinde ve imamınız sizden (HZ. MEHDİ (AS)) olduğunda, bakalım ne yapar sınız?  (Kitabül Burhan fi Alametil Mehdiyyil Muntazar, s.79)

HZ. İSA (AS), HZ. MEHDİ (AS)'A YARDIMCI OLACAK, ONA BAĞLILIĞINI DİLE GETİRECEKTİR

Hz. İsa Peygamber (as) İMAM-I ZAMAN (HZ. MEHDİ (AS))'A YARDIMCI OLMAK, ONA BAĞLILIĞINI DİLE GETİRMEK VE ONUN ARDINDA NAMAZ KILMAZ İÇİN gökten inecektir. (Şeyh Sadık, Al-Amaali, Oturum 39, Sayfa181; İküd'dürer, s. 157 ve 230)

HZ. İSA (AS) İKİNCİ KEZ YERYÜZÜNE GELDİĞİNDE, ÜZERİNDE MÜHÜR BULUNAN KİTAPLARLA İSLAM AHLAKINI TEBLİĞ EDECEKTİR

Hz. İsa (as) onu (sandığı) alıp açacak ve içinde bir mühür, bin kitap bulacak, bu kitaplarla İslam'ı ihya edecek.(Risalet'ül Meşrep elverdi fi mezhebi bil Mehdi, Ali bin Sultan Muhammed-el Kari, s. 4 -Enis el-Cülesci kitabından)
Hadiste verilen bilgiden Hz. İsa (as)'ın, Peygamberimiz (sav)'in mührüyle mühürlenmiş kitapları hazır bulacağı, bu mükemmel eserlerle İslam'ı tebliğ edeceği anlaşılmaktadır.

HZ. İSA (AS) VE HZ. MEHDİ (AS), GÖRÜNÜŞ VE AHLAK OLARAK BİRBİRLERİNE ÇOK BENZEYECEKLERDİR

Abdullah bin Zamre, İbn-i Mâti-i Himyeri (Kâ'b-ul Ahbar)'den nakleder ki şöyle dedi: "... Kıyam edecek (Kâim) olan Hz. Mehdi (as), Ali'nin soyundandır. O (Hz. Mehdi (as)) bu yeryüzünü, yeryüzünden başka bir hale getirecektir. Kâim (Hz. Mehdi (as)), Ali'nin neslindendir. (Seyyittir) HAYIRDA, GÖRÜNÜŞTE VE AHLAKTA EN ÇOK HZ. İSA (AS)'A BENZEYEN ODUR (HZ. MEHDİ (AS)'DIR). Allah peygamberlere verdiği (azameti) ona da verecektir. Ona faziletler ve ziynet verecektir..." (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 169)

HZ. İSA (AS), HZ. MEHDİ (AS) ZAMANINDA MÜSLÜMAN OLARAK YERYÜZÜNE İNECEKTİR

Hz. İsa (as) Peygamber Efendimiz (sav)'e ümmet olmak için inecektir. Hakiki İncil'de Muhammed aleyhisselamın üstünlüklerini gören HAZRET-İ İSA, ONUN ÜMMETİNDEN OLMAK İÇİN ÇOK YALVARDI, DUA ETTİ VE DUASI KABUL EDİLDİ.Allahü Teâlâ, onu diri olarak göğe yükseltti. Kıyamete yakın, Muhammed aleyhisselamın ümmeti olmak için yeryüzüne inecek, onun dinine uyacak ve onu yayacak, Hıristiyanlık ve Yahudilik gibi tahrif olmuş dinleri İslam dinine çevirecektir. (Herkese Lazım Olan İman, Ebü'l-Baha Ziyaeddin Mevlana Halid b. Ahmed Halid-i Bağdadi, 1242/1827 ; Trc: Kemahlı Feyzullah Efendi, 6. bsk., İstanbul, İhlas Yayınları, 1989)
HZ. İSÂ (AS), İNCİL'DE, BU ÜMMETİN ÖVGÜ DOLU SIFATLARINI GÖRDÜĞÜNDE, ONLARDAN EYLEMESİ İÇİN ALLAH'A DUÂ ETMİŞ, ALLAH DA ONUN DUÂSINI KABUL ETMİŞTİR. Günü geldiğinde müceddid olarak yeryüzüne inmesi bunun içindir. (Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Feza Gazetecilik, 1996, 14/74)

HZ. MEHDİ (AS), HZ. İSA (AS)'IN DA İMAMI OLACAKTIR

Resulullah (sav) Efendimiz Saadetle şöyle buyurmuşlardır: "Daima ümmetimden bir cemaat kıyamet'e kadar hakkı yükseltmek için fikri mücadele yapacak, MERYEM OĞLU İSA (AS) YERYÜZÜNE İNECEK. EMİRLERİ (HZ. MEHDİ (AS)), ONA (HZ. İSA (A.S.)'A) "BİZE NAMAZ KILDIR" DEDİKLERİ ZAMAN, HAYIR DİYECEK ... VE "İMAM-I MEHDİ'Yİ" İMAMETE GEÇİRİR" (Sahih-i Müslim, c. 1, s. 209)

KEHF SURESİ'NDE BAHSİ GEÇEN ''İKİ YETİM ÇOCUK'', HZ. İSA (AS) VE HZ. MEHDİ (AS)'A İŞARET ETMEKTEDİR

"Duvar ise, şehirde İKİ YETİM ÇOCUĞUNDU, altında onlara ait bir define vardı; BABALARI SALİH BİRİYDİ. Rabbin diledi ki, onlar erginlik çağına erişsinler ve kendi definelerini çıkarsınlar; (bu,) Rabbinden bir rahmettir. Bunları ben, kendi işim (özel görüşüm) olarak yapmadım. İşte, senin sabır göstermeye güç yetiremediğin şeylerin yorumu." (Kehf Suresi, 82)
Kehf Suresi'ndeki Hz. Hızır kıssasında, "iki yetim çocuğun" varlığından bahsedilmektedir. Bu iki yetim çocuğun "babalarının ise salih bir kimse olduğu"belirtilmektedir. Ayetin bu ifadelerinde, Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)'a yönelik işaretler vardır. Hadislerde Hz. Mehdi (as)'ın küçük yaşta babasını kaybedip yetim kalacağı belirtilmiştir:
HZ. MEHDİ (AS) YETİM OLACAKTIR. (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 176)
Bilindiği gibi Hz. İsa (as)'ın da babası yoktur. Bu sebeple Hz. İsa (as) da yetimdir. Ayrıca Hz. İsa (as) da Hz. Mehdi (as) da, aynı soydan gelmektedirler. Dolayısıyla her ikisinin babası da Hz. İbrahim (as)'dır. Kehf Suresi'nde geçen "babaları salih biriydi" sözleri de Hz. İbrahim (as)'a işaret etmektedir. Bir başka Kuran ayetinde Hz. İbrahim (as)'n bu özelliği şöyle bildirilmiştir:
Ve Biz ona (Hz. İbrahim'e) dünyada bir güzellik verdik; ŞÜPHESİZ O AHİRETTE DE SALİH OLANLARDANDIR(Nahl Suresi, 122)

25 Eylül 2013 Çarşamba

Hz. İsa (a.s.) Ve Hz. Mehdi (a.s.) Bu Yüzyılda Gelecek

2. Bölüm
Hadis-i Şeriflerde Hz. Mehdi (as)'ın özellikleri

HZ. MEHDİ (AS) MUHAKKAK ÇIKACAKTIR

MÜSLÜMANLAR ARASINDA HZ. MEHDİ (AS)'IN MÜJDELENMESİNİN ÖNEMİ

Peygamberimiz (sav), "Hz. Mehdi (as) ile müjdelenin" (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 12) buyurarak, Hz. Mehdi (as)'ın gelişini heyecan ve şevkle beklemenin, bu mübarek zat için hazırlık yapmanın önemine dikkat çekmiştir. Bir başka hadis-i şerifte ise iman edenlerin, Hz. Mehdi (as)'a olması gereken sevgi ve bağlılıkları şöyle ifade edilmiştir:
Sizden ona kim yetişirse, kar üzerinde sürünerek dahi olsa ona gelsin. Ona katılsın. Zira o, Hz. Mehdi (as)'dır. 
(İbn Mace, Fiten, B 34, H 4082; İbn Ebi Şeybe, c. VII, s. 527; Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 14)

HZ. MEHDİ (AS)'IN MUHAKKAK ÇIKACAK OLMASI

Eğer dünyadan bir gün bile kalsa, Allah, O (Hz. Mehdi (as)) idareyi ele alıncaya kadar o günü uzatırdı.
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 10)
Eğer dünyadan bir gece bile kalsa, Allah onu uzatır ve Ehl-i Beytimden birisini (Hz. Mehdi (as)) melik kılardı.
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 10)

Ümmetim arasında Hz. Mehdi (as) gelecektir... Ümmetim onun zamanında iyi ve kötünün, benzeriyle nimetlenmediği bir nimetle nimetlenecek, sema üzerlerine bol yağmur yağdıracak, arz nebatından hiçbir şey saklamayacaktır.
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 9)

Dünyadan bir gece bile kalsa, Allah o geceyi uzatır ve Ehl-i Beytimden birisi (Hz. Mehdi (as)) gelerek dünyaya hakim olurdu. Onun adı adıma, babasının adı babamın adına uyar. Daha önce yeryüzü nasıl zulümle dolduysa, o, onu adaletle dolduracaktır.
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 11)

HZ. MEHDİ (AS), HİCRİ 1400 (MİLADİ 1980) YILINDA TEBLİĞ HİZMETİNE BAŞLAYACAKTIR

İNSANLAR 1400 SENESİNDE HZ. MEHDİ (AS)'IN  YANINDA TOPLANACAKLARDIR.(Risaletül Huruc-ül Hz. Mehdi, s. 108)
Hz. Mehdi (as)'ın İstanbul'da faaliyete başladığı ve çevresinde insanların ilk toplanmaya başladığı yılın Hicri 1400 olacağı bu hadiste açıkça belirtilmiştir. Bir diğer hadiste ise Hz. Mehdi (as)'ın Hicri 1400'de görev yapacağı şu şekilde anlatılmaktadır.
"İSTİKBAL-İ DÜNYEVİYEDE (dünyanın geleceğinde) 1400 SENE SONRA GELECEK BİR HAKİKATİ (Hz. Mehdi (as)'ın gelişini) ASIRLARINDA KARİB (yakın) ZANNETMİŞLER.(Sözler, s. 318)
Ayrıca Hz. Mehdi (as)'ın tebliğ çalışmalarına Hicri 1400'de başlayacağını Bediüzzaman da şu sözlerle belirtmiştir:
HİCRET'TEN 1400 SENE SONRAKİ AKİDLERDEN İKİ VEYA ÜÇ AKİD SAY (Bir akid on senedir). O VAKİT MEHDİ EMİN ÇIKAR. 
(Esme-l Mesalik Lieyyam-il Mehdîyy-il Meliki Li Küll-id Dünya Biemrillah-il Malik, Kelde bin Zeyd 216)

VELAYET HZ. MEHDİ (AS) İLE SON BULACAKTIR

Muhyiddin İbnü'l-Arabi –kuddise sırruh- Hazretleri, Hakim et-Tirmizi –kuddise sırruh- Hazretleri'nin "Hatmü'l-evliya"da sorduğu soruları cevaplandırmak için yazdığı "el-Cevabü'l-Müstakim" isimli eserinde şöyle buyurmuştur:

"(Hz. Mehdi (as)), ... Mülkün dönemi onunla biter ve velayet onunla hatme erer..."
(El-Cevabü'l-Müstakim amma Seele anhü et-Türmizi el-Hakim, Bayezid, no: 3750, 242b yaprağı)

HZ. MEHDİ (AS)'IN DOĞUMU VE SOYU

HZ. MEHDİ (AS) PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN SOYUNDANDIR

Kıyametin kopması için zamanda sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah (cc) benim Ehl-i Beytimden (soyumdan) bir zatı (Hz. Mehdi (as)'ı) gönderecek.
(Sünen-i Ebu Davud, 5/92)
Benim Ehl-i Beytimden bir şahıs (Hz. Mehdi (as)) bütün dünyaya hakim oluncaya kadar günler ve geceler gitmez.
(En-Necmu's Sakıb, Ukayli)
Hz. Mehdi (as), kızım Fatıma'nın neslindendir.
(Sünen-i İbn Mace, 10/348)
Hz. Mehdi (as) ile müjdelenin. O Kureyş'ten ve Ehl-i Beytimden bir kişidir.
(Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 13)
Hz. Mehdi (as), benim çocuklarımdan birisidir. Yüzü gökyüzünde parlayan yıldız gibidir. 
(Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi'nin "Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi")
Bütün peygamberler birbirinin soyundandır. Hz. Mehdi (as) da hadislerin belirttiğine göre bu soydan gelmektedir. Halk arasında bu soydan gelenlere "seyyid" denmektedir. Hz. Mehdi (as) da seyyid olacaktır.
Allah, Kuran'da birbirlerinin soyundan gelen elçilerden bahsetmektedir. Bu ayetler Hz. Mehdi (as)'ın da aynı soydan geleceğine işaret etmektedir.
Gerçek şu ki, Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti; Onlar birbirlerinden (türeme tek) bir zürriyettir. Allah işitendir, bilendir. (Al-i İmran Suresi, 33-34)
"Rabbimiz, ikimizi sana teslim olmuş (Müslümanlar) kıl ve soyumuzdan sana teslim olmuş (Müslüman) bir ümmet (ver). Bize ibadet yöntemlerini (yer veya ilkelerini) göster ve tevbemizi kabul et. Şüphesiz, Sen tevbeleri kabul eden ve esirgeyensin." (Bakara Suresi, 128)
Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden, kimini (bunlara kattık); onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip-ilettik. (Enam Suresi, 87)

HZ. MEHDİ (AS)'IN TANITICI BİR ÖZELLİĞİ DE, HZ. HASAN'IN SOYUNDAN GELMESİDİR

"HZ. MEHDİ (AS), FATİMA'NIN EVLATLARINDANDIR VE HASAN'IN SOYUNDANDIR." (Ebu Davud, Hz. Mehdi (as), 1)
Abdül Gafir Farisi Mecma-il Garaib kitabında ve İbni Cevzi Fi'l Garibil Hadis'de ve İbnül Esir'de Nihaye'de tahric ettiler, Hz. Ali hadisi hakkında dediler ki: "HZ. MEHDİ (AS), HZ. HASAN'IN SOYUNDANDIR."(Ali Bin Hüsamettin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler - Ahir Zaman Mehdi'sinin Alametleri, s. 22)
Tamman, Fevaid isimli eserinde ve İbni Asakir, Abdullah b. Amr'dan tahric ettiler. Buyurdu ki: "HASAN'IN EVLADINDAN BİRİSİ (HZ. MEHDİ (AS)) doğu tarafından çıkacak, eğer O'na dağlar bile karşı gelse, onları ezecek, ve kendisine o dağlarda yollar edinecektir." (Ali Bin Hüsamettin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler - Ahir Zaman Mehdi'sinin Alametleri, s. 22)
Hz. Ali'den bize ulaşan bir başka hadise göre, bir gün o, oğlu Hz. Hasan'a bakmış ve: "Nebi SallAllahu Aleyhi Vesellem'in isimlendirdiği gibi, mutlaka benim bu oğlum Seyyiddir (Beyefendi, Halim Selim, zarif ve centilmendir.) Yakında ONUN (HZ. HASAN'IN) SOYUNDAN, Nebinizin (sav) adıyla adlandırılan bir kimse (HZ. MEHDİ (AS)) çıkacakahlakında ona (Hz. Peygamber (sav)'e) benzeyecek, ama yaratılışında (beden ve cisim özelliklerinde) ona benzemeyecektir" buyurmuştur. (Tac V, 363)

HZ. MEHDİ (AS)'IN DOĞUMU EVDE OLACAKTIR

İmam Zeyn-ul Abidin aleyhi's-selâm şöyle buyurmuştur: "Bizim Kaim'imiz (Hz. Mehdi (as)) ile Allah'ın resulleri arasında bir takım benzerlikler vardır. Nuh, İbrahim, Musa, İsa, Eyyub ve Muhammed sallâ'llâhu aleyhi ve alih peygamberlerin her biri ile bir benzerliği vardır. Nuh ile uzun ömürlü olmasında, İBRAHİM İLE,DOĞUMUNUN GİZLİ OLMASI (DOĞUMUNUN EVDE OLMASINDA) ve halktan uzak durmasında..." (Kemal'ud-Din s.322, 31. babin 3. hadis)
Hz. Ali b. Hüseyin Zeynel Abidin (as)  şöyle buyurur: "KÂİM'İMİZİN (HZ. MEHDİ (AS)'IN) DOĞUMU İNSANLARA GİZLİ KALACAKTIR..." (Bihar-ül Envar, c.51, s. 135)

HZ. MEHDİ (AS) BÜYÜK BİR ŞEHİRDE DOĞACAK VE SONRASINDA İSTANBUL'A GELECEKTİR

Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Hz. Mehdi (as), Medine'den (büyük şehirden) çıkacak ve Mekke'ye gelecek. İnsanlar onu, kendi aralarından (tanıyıp) ortaya çıkaracaklar ve o, istemediği halde Rükun ile Makam arasında ona biat edecekler." (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar)
Ayrıca Risaletül huruc ül Mehdi, adlı eserin 69. sayfasında Hz. Mehdi (as)'ın "Kara köyünden çıkacağı" ifade edilmiştir. (Mustafa Reşit Filizi, Risaletül huruc ül. Mehdi, s. 69)
Peygamberimiz (sav)'den rivayet edilen hadislerde medine kelimesi kapalı bir üslup içinde kullanılmıştır. Yani Peygamberimiz (sav) medine kelimesini farklı farklı anlamlarıyla kullanmıştır. İslam aleminde ise çok fazla büyük şehir yani medine vardır. Bu nedenle söz konusu hadislerde geçen medine kelimesinin hangi anlamı taşıdığını ancak konuyla ilgili diğer rivayetleri inceleyerek anlamak mümkündür.
Örneğin yukarıda yer verdiğimiz hadiste Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (as)'ın medineden çıkacağını bildirmekte yine başka bir hadiste de Hz. Mehdi (as)'ın Kara köyünden çıkacağını ifade etmektedir. İmam Kurtubi'nin Tezkire'sinde ise Hz. Mehdi (as)'ın, İslam ülkelerinin batı tarafından çıkacağı ifade edilmiştir. Bu ifade, Hz. Mehdi (as)'ın doğduğu büyük şehrin İslam ülkelerinin batı tarafında yer alan büyük bir şehir olduğunu göstermektedir.
Başka bir hadiste ise Peygamberimiz (sav), karşısındaki kişiye Hz. Mehdi (as)'ın medineyi yani büyük bir şehri manen fethedeceğini söylemektedir. Rivayette Peygamberimiz (sav)'in karşısındaki kişi, çok fazla medine (yani büyük şehir) olduğundan Hz. Mehdi (as)'ın hangi medineyi yani hangi şehri manen fethedeceği konusunda şüpheye düşmüştür. Bu nedenle Peygamberimiz (sav)'e bu medinenin (büyük şehrin) hangisi olduğunu sormuştur.
Peygamberimiz (sav) de cevap olarak bu medinenin (yani şehrin) İstanbul olduğunu söylemiştir.
Hz. İbni Amr'dan rivayet edilmiştir. Resulullah (sav) buyurdu ki:
Ey Ummet! Altı şey vardır ki, onlar olmadan kıyamet kopmaz... Altıncısı da medinenin fethi.
Denildi ki: Hangi medine? Buyurdu ki: Kostantiniyye. (İstanbul)
(Bu İstanbul'un Hz. Mehdi (as) tarafından yapılacak manevi fethidir.) (Kıyamet Alametleri, s. 204  Ramuz EI Ehadis 1/296)
Demek ki bu hadiste medine kelimesi Peygamberimiz (sav) tarafından büyük bir şehir olan İstanbul'u ifade etmek amacıyla büyük şehir manasında kullanılmıştır. Yine başka hadis-i şeriflerde Hz. Mehdi (as)'ın, içinde Peygamberimiz (sav)'in sancak-ı şerifinin de bulunduğu kutsal emanetlerin olduğu yerden çıkacağı bildirilmiştir. Peygamberimiz (sav)'in sancağı ve diğer emanetleri şu an İstanbul Topkapı Sarayı'nda özel bir bölümde muhafaza edilmektedirler.
Abdullah b. Şurefe'den rivayet edildi ki: Hz. Mehdi (as)'ın beraberinde süslenmiş bir halde Peygamberimiz (sav)'in bayrağı olacaktır. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiy-il Ahir Zaman, s. 65)
(Hz. Mehdi (as)) Peygamber (sav)'in softan bayrağı ile çıkacaktır. O bayrak dört köşeli olup, dikişsizdir ve rengi de siyahtır. Onda bir hicr (hale) bulunur. O Resulullah (sav)'in vefatından beri açılmamış olup Hz. Mehdi (as) çıkınca açılacaktır. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiy-il Ahir Zaman, s. 23)
Alametlere gelince; (Hz. Mehdi (as)'ın) beraberinde Allah Resulünün (sav) gömleği, kılıcı, sancağı bulunacaktır. O sancak ki Peygamberin (sav) vefatından bugüne kadar hiç açılmamıştır. Hz. Mehdi (as)'ın zuhuruna kadar da açılmayacaktır. (Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 164)
Yukarıdaki hadislerden, Peygamberimiz (sav)'in kutsal emanetlerinin Hz. Mehdi (as)'ın bulunduğu yerde olduğu ve ancak onun zuhuruyla açılacağı anlaşılmaktadır. Kutsal emanetler İstanbul'da olduğuna göre Hz. Mehdi (as)'ın de İstanbul'da olacağı son derece açıktır.
Ancak diğer yandan, Hz. Mehdi (as)'ın doğduğu ve İslam aleminin batısında kalan şehir ile fethedeceği şehrin ayrı medineler yani ayrı şehirler olduğunu da yine rivayet edilen hadislere bakarak anlamamız mümkündür.
Örneğin Hz. Mehdi (as)'ın fethedeceği medinenin yani İstanbul şehrinin, denizde kuru bir yol açılarak geçilen yani köprü sisteminin kullanıldığı bir şehir olduğu hadisteki anlatımdan anlaşılmaktadır.
Konstantiniyye'nin fethi sırasında sabah namazı için abdest alırken bir bayrak dikecek.Deniz ikiye ayrılarak su kendiliğinden uzaklaşacak ve açılan yolu takip eden Hz. Mehdi karşı kıyıya geçecektir. Sonra bir bayrak daha dikecek ve diyecek ki: Ey insanlar, ibret alınız. Deniz Beni İsrail' e nasıl yol verdiyse bize de öyle yol verdi. Ondan sonra hepsi tekrar tekrar tekbir getirecek ve 12 tekbir ile şehrin 12 burcu da düşecektir. (El-Kavl-ül Muhtasar fi Alametil Mehdiyyül Muntazır, s. 57)
Ayrıca hadiste Hz. Mehdi (as)'ın bu şehirde sancağı dikeceği de bildirilerek şehrin Peygamberimiz (sav)'in sancak-ı şerifinin bulunduğu İstanbul olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

HZ. MEHDİ (AS) KAFKASYA'DAN GELECEKTİR

Seyyid Ahmed Hüsameddin (ra) İstihraçname'sinde Hz. Mehdi (as)'ın doğuş yeriyle ilgili şöyle bir not düşmüştür:
Müslümanlardan bir zat (Hz. Mehdi (as)) gelecek, bu zatın şerefi KAFKASYA'NIN EN ULUDAĞINDAN etrafa Güneş'in şuaı (ışık hüzmeleri gibi) gibi şulenisar olacaktır (etrafa ışıltılar saçacaktır). (Osman Yüksel Serdengeçti, Mabedsiz Şehir, Serdengeçti Neşriyatı: VI, s. 107)

HZ. MEHDİ (AS)'IN AZ KARDEŞİ OLACAKTIR

"Kardeşi az olandır... " (Risalet ül Mehdi s. 161)

HZ. MEHDİ (AS) BEKAR OLACAKTIR

Mes'ûdî şöyle nakletmektedir: "Ali b. Hazma, İbn-i Sirâc ve İbn-i Ebi Said, bir ara İmam Rıza'nın (as) huzuruna vardıklarında Ali B. Hazma İmam'a şöyle arzetti: "Ey Resulullah'ın oğlu, biz, siz (Ehli Beyt imamların)dan şöyle nakletmişiz ki; HER İMAM ÖLMEDEN ÖNCE MUTLAKA EVLADINI GÖRÜR. (Acaba bu doğru mudur?) İmam (as) cevabında şöyle buyurdu: "Şunu da hadise eklediniz mi "KÂİM (HZ. MEHDİ (AS)) HARİÇ?" (İsbât-ül Vasiye (Mes'udî), s. 201)

HZ. MEHDİ (AS)'IN İSMİ

Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde Hz. Mehdi (as)'ın isminin Peygamberimiz (sav)'in ismine, Hz. Mehdi (as)'ın babasının adının da Peygamberimiz (sav)'in babasının adına uygun olacağı belirtilmiştir.
Ebu Davud ile Tirmizi'nin İbni Mesut (ra)'dan nakil ettiklerine göre, Allah'ın Resulü (sav) şöyle buyurmuştur:
"Onun (Hz. Mehdi (as)'ın) ismi ismime, babasının ismi de babamın ismine muvafık olacaktır..."(Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s.159-160)
Ebu Hureyre (ra)'dan rivayete göre, Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Dünya hayatından sadece bir gün kalmış olsa bile, benim Ehl-i Beyt'imden ismi ismime uygun olan bir zat (Hz. Mehdi (as)) gelinceye kadar Allah o günü muhakkak uzatır." (Ahmed b. Hanbel "Müsned" inde tahric etmiştir.)
Abdullah b. Ömer (ra)'dan rivayete göre;
Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Benim Ehl-i Beyt'imden ismi, ismime uygun olan bir zat (Hz. Mehdi (as)) bütün Araplar üzerine hakimiyet kuruncuya kadar dünya (yok olup) gitmez."
Başka bir rivayete göre, şöyle buyurmuştur:
"Dünya hayatından sadece bir gün kalmış olsa bile, benim Ehl-i Beyt'imden ismi ismime uygun olan bir zat (Hz. Mehdi (as)'ı) gönderinceye kadar Allah o günü muhakkak uzatır. O, daha önce zulüm ve eziyet ile doldurulmuş olan dünyayı hak ve adaletle dolduracaktır." (Tirmizi, Ebu Davud, Nesai, Beyhaki ve Ebu Amr Ed-Dâni tahric etmişlerdir.)
Yine Abdullah b. Ömer (ra)'dan başka bir rivayete göre şöyle buyurmuştur:
"Benim Ehl-i Beyt'imden ismi ismime uygun olan bir zat (Hz. Mehdi (as)) (yeryüzünde) hakimiyet kuruncuya kadar dünya (yok olup) gitmez. O, daha önce zulum ve eziyet ile doldurulmuş olan dünyayı hak ve adaletle dolduracaktır." (Ebu'l Kasım Taberâni "El- Mu'cemu's-sagir" eserinde tahric etmiştir. Ayrıca, Tirmizi " El-Cami" eserinde ve Ebu Davud da "Sünen" adlı eserinde yaklaşık olarak aynı manaya gelen fakat bazı lafızların yerleri değişik şekilde tahric etmişlerdir.)
Hadislerde özellikle dikkat çekilen, bu isimlerin birbirlerine "uygun" düşecek olmasıdır. Yani Hz. Mehdi (as)  doğrudan "Ahmed ya da Muhammed" babası da "Abdullah" ismiyle beklenmemelidir. (Doğrusunu Allah bilir)
Ahmet Muhammed Hz. Mehdi (as) ismi Allah'ın ahir zamanda gelecek Hz. Mehdi (as)'a verdiği isimdir. Yani doğumundan ismi "Ahmet Muhammed Mehdi" olmayacaktır. Bu Allah tarafından ona verilen isimdir. Zaten Peygamberimiz (sav) de hadislerinde "Adı adıma uygun düşer" demektedir, "aynısıdır" dememektedir. Aynı şekilde "Babasının adı da benim babamın adına uygun düşer" demektedir. Burada bir işaret, bir sır vardır.
Ayrıca bu konuda şunu da düşünmek gerekir. Eğer bir insanın ailesi çocuklarının Hz. Mehdi (as) olmasını istemiyorsa, ona başka bir isim koyarak, sözde onun Hz. Mehdi (as) olmasını engellemiş olacaktır. Aynı şekilde çocuğunun adını "Ahmed Muhammed" koyarsa da, bir yönüyle sözde eğer olursa çocuğunun Hz. Mehdi (as) olmasını garantilemiş olacaktır. Böyle bir mantığın geçerli olmayacağı çok açıktır. Allah dilediği kişiyi kaderde seçmiş ve onu, "Ahmet Muhammed Mehdi" olarak adlandırmıştır. Bir kimsenin doğuştan bu isimle adlandırılması ya da adlandırılmaması bu durumu engelleyemeyecektir.

PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN SOY ŞECERESİ

ADNAN'ın iki oğlu olmuştur. Onlar: MAAD ve Âk'tır. MAAD'ın dört oğlu vardır:
NİZAR, Kudâa, Kunus ve İyâd. NİZAR'ın da üç oğlu olmuştur. İsimleri:
MUDAR, Rabia ve Enmâr'dır. MUDAR'ın iki oğlu vardır. Bunlar:
İLYAS ve Aylân'dır. İLYAS'ın üç oğlu dünyaya gelmiştir. İsimleri:
MÜDRİKE, Tabîha ve Kamaa'dır. MÜDRİKE'nin iki oğlu olmuştur. Adları:
HUZEYME ve Hüzeyl'dir. HÜZEYME'nin de dört oğlu olmuştur: Onlar:
KİNANE, Esed, Esede ve Hûn'dur. KİNANE isimli dedesinin dört oğlu vardır:
NADR, Mâlik, Abdi Menâf ve Milkân. NADR'ın iki oğlu olmuştur. İsimleri:
MÂLİK ve Yahlud'tur. MÂLİK'in tek oğlu vardır. O da FİHR'dir. Bu zâtın dört oğlu dünyaya gelmiştir. İsimleri:
GÂLİB, Muhârib, Hâris ve Esed'tir. GÂLİB'in iki oğlu olmuştur. Onlar:
LÜEYY ve Teym'dir. LÜEYY'in dört oğlu bulunmaktadır. Adları:
KA'B, Âmir, Sâme ve Avf'tır. KA'B'ın da üç oğlu dünyaya gelmiştir. Onlar:
MÜRRE, Adiy, Husayn'dır. MÜRRE'nin üç oğlu bulunmaktadır. İsimleri:
KİLÂB, Teym ve Yakaza'dır. KİLÂB'ın da iki oğlu vardır:
KUSAY, Zühre: KUSAY'ın dört oğlu iki kızı vardır. İsimleri:
ABDİ MENÂF, Abdüddâr, Abdüluzzâ, Abdi Kusay. Kızları: Tahmür, Berre'dir. ABDİ MENÂF'ın dört oğlu dünyaya gelmiştir. Adları:
HÂŞİM, Abdüşşems, Muttalib ve Nevfel'dir. HÂŞİM'in dört oğlu ve beş tane kızı vardır. İsimleri:
ABDÜLMUTTALİB (ŞEYBE), Esed, Ebû Sayfî. Kızları: Şifâ, Hâlide, Zaife, Rukayye ve Hayye'dir. Peygamberimizin dedesi Abdül-Muttalib'in on oğlu ve altı kızı bulunmaktadır. Bu çocukların hepsi bir anneden olmadığı için onları annelerine göre sıralandırmak istiyoruz:
ABDULLAH, Ebû Tâlib, Zübeyr; Ümmü Hakim Beyzâ, Atika, Ervâ, Berre. Bunların anneleri Fâtıma'dır. Abbâs, Dırâr. Bu iki oğlunun annesi Nüteyle'dir. Hamza, Mukavvim, Hacı adlı oğulları ile Safiyye adındaki kızlarının annesi ise Hâle'dir. Hâris adındaki oğlunun annesi Semrâ'dır. Ebû Leheb (Abdüluzza). Bunun annesi Lübni'dir.
Hz. Âmine'nin annesi Berre, onun annesi ise Ümmü Habib'tiba tarafına gelince, Hz. Âmine'nin babası Vehb, onun babası Abdi Menâf, onun babası da Zühre'dir. Hz. Abdullah'ın baba şeceresi açıklanmış bulunmaktadır. Annesi Fâtıma, onun vâlidesi Sahre, onun annesi Tahmür'dür. Her ikisinin soyu KİLAB'dabirleşmektedir.

HZ. ALİ, KASİDE-İ ERCÜZE'DE PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN ADININ ADNAN OLDUĞUNU BİLDİRMEKTEDİR

 (Bir olay üzerine Hz. Ali'ye Ebu Turab künyesini veren Hazreti Peygamberimiz (sav)'e, Hz. Ali "Hadi olan Mustafa Adnan Peygamberi" diye hitap ettiği anlatılmaktadır.)
Bundan dolayı iki isim sahibi oldum. Bir de künye ki daha önce hiç duymamıştım. Ebu Turab ki bana bu künyeyi vermişti: Hâdî olan Mustafa (asm) Adnan peygamberi...

HZ. MEHDİ (AS)'IN İSİMLERİ

EL MEHDİ: Hidayet Olunmuş, Hidayete Ermiş
EL HÂDİ: Hidayete Sevk eden, Doğru Yola Ulaştıran
EL KAİM: Hak İçin Kıyam Eden, Ayakta Duran
EL HÜCCET: Reddi Mümkün Olmayan Kesin Delil
EL MUNTAZAR: Herkes Tarafından Beklenen
MEHDİ-Yİ MUNTAZAR: Beklenen Mehdi
İMAM-I MUNTAZAR: Beklenen İmam (manevi lider)
HALEF-İ SALİH: Allah Evliyalarının Liyakatli Halifesi (manevi lideri)
MANSUR: Allah Tarafından Yardım Edilen
SAHİBİ'L-EMR: İlahi Adaleti Uygulamakla Sorumlu Olan
SAHİBÜ'Z-ZAMAN: Zamanın Sahibi
VELİYİ ASR: Asrın Velisi, Zamanın Tek Hakimi, Zamanın Tek Rehberi
MEHDİ-Yİ MEV'UD: Vadedilmiş Mehdi
İMAM-I ASR: Asrın İmamı (manevi lideri)
SAHİB'ÜD DAR: Yurdun Sahibi (manevi sahibi)
BAKİYYETULLAH: Allah'ın Yeryüzünde Geriye Kalan Tek Hücceti ve Son İlahi Manevi Lideri
KÂİM-İ AL-İ MUHAMMED (AS): Peygamberimiz (sav)'in Soyundan gelen, Kıyam Edecek Olan Mehdi
EL HATİM: Hatmeden, Sona Erdiren
NAHİYETÜ'L-MUKADDESE: Kutlanmış Yön, En Yüce ve Kudsi
Abdulmelik İsami (1111). Mekke'de ikamet eden tanınmış tarihçilerdendir. O, "Sımt-ul Nucum-il Avali" diye bilinen dört ciltlik tarih kitabında şöyle yazıyor: "Hz. Mehdi (as)'ın lakapları ise HÜCCET, HALEF-İ SALİH, KÂİM, MUNTAZAR, SAHİB-ÜZ ZAMAN VE HEPSİNDEN DAHA MEŞHUR OLAN İSE MEHDİ'DİR...(Sımt-ul Nucum-il Avali, c. 4, s. 138)
Mahmud b. Vahib Kızoğlu Bağdadi-i Hanefi: "Cevheret-ul Kelam" adlı kitapta şöyle yazar: "... Hz. Mehdi (as)'ın LAKAPLARI İSE MEHDİ, KÂİM, MUNTAZAR, SAHİB-ÜZ ZAMAN, HÜCCET'TİR..." (Cevheret-ul Kelam, s. 157)
Abdurrahman-i Sufi. Farsça olan "Mirat-ul Esrar" kitabının yazarıdır. "Tuhfet-u İsna Aşeriyye" kitabının yazarı Abdulaziz Dehlevi'nin babası Şah Veliyullah Dehlevi, "el-İntibah fi Selasil-i Evliyaullah ve Esanid-i Varisi Resulullah sallâ'llâhu aleyhi ve alih" adlı kitapta ondan naklederek, İmam-ı Zaman (Hz. Mehdi (as)) hakkında şöyle yazıyor: ... (HZ. MEHDİ (AS)'IN) LAKAPLARI İSE MEHDİ, HÜCCET, KÂİM, MUNTAZAR, SAHİB-ÜZ ZAMAN'DIR.
Ömer b. Zahir rivayet ediyor:
"Birisi, İmam Cafer Sadık'a; "Kaim'e (Hz. Mehdi (as)'a), Emirel-müminin, diye selam gönderebilir miyiz", diye sordu. İmam buyurdu; "Hayır..." Adam sordu: "PEKİ ONU (HZ. MEHDİ (A.)'A) NE DİYE SELAMLAYAYIM?" HAZRETLERİ: "SELAM OLSUN SANA EY BAKİYETULLAH DİYEREK" BUYURDU.

HZ. MEHDİ (AS)'A PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN HİTAPLARI

Hz. Mehdi (as) Cennetin tavuskuşu (süsü) dur. (Bihar-ül Envar, Cilt 51, Sayfa:105)
"Kıyamet yaklaştığı zaman ve müminlerin kalbi; ölüm, açlık, fitneler, sünnetlerin kaybolması, bid'atlerin ortaya çıkması, emri bil maruf ve nehyi anıl münker (iyiliği emredip kötülükten menetme) imkanlarının kaybolması gibi sebeplerle zayıfladığı zaman benim evlatlarımdan Hz. Mehdi (as) ile Cenab-ı Hak sünnetleri ihya eder. Onun adalet ve bereketi ile müminlerin kalbi ferahlar, Acem (Arap olmayan) ve Arap milletleri arasında ülfet ve muhabbet yerleşir." (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 66)
Hz. İmam Hüseyin (as)'ın şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur: "Hz. Mehdi (as) kıyam ettiğinde halk onu tanımayacaktır. Zira O (HZ. MEHDİ (AS)) HALKA GÜZEL SİMALI BİRİ OLARAK GELECEKTİR... " (Ikd-üd Dürer, s. 41)
"MAVERAÜNNEHİR'DEN BİR ZAT (HZ. MEHDİ (AS)) ÇIKAR, ONA EL-HÂRİS (ARSLAN) DENİR. Onun askerlerinin kumandanı olan bir adam vardır ki ona da Mansur denilir. O El-Haris, tıpkı Kureyş'in Resulullah (sav)'a zemin hazırladığı gibi o da Al-i Muhammed'e zemin hazırlar veyâ onları yerleştirir (ravi şek etmiştir). Her mümine, ona yardım etmek veya davetine icabet etmek (ravi şek etmiştir) vaciptir". (Ebu Davud, Mehdi 1, (2452)), Ravi: Hz. Hilal İbnu Amr (r.a.), (Et-Tac, Ali Nâsıf el-Hüseynî, c. 5, s. 617), (Sünen-i  Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 14/410)

HZ. MEHDİ (AS)'IN BİR İSMİ DE "ARSLAN"DIR

MAVERAÜNNEHİR'DEN BİR ŞAHIS (HZ. MEHDİ (AS)) ÇIKAR, ONA EL-HÂRİS (ARSLAN) DENİR. Onun askerlerinin kumandanı olan bir adam vardır ki ona da Mansur denilir. O El-Haris, tıpkı Kureyş'in Resulullah (sav)'e zemin hazırladığı gibi o da Al-i Muhammed'e zemin hazırlar veyâ onları yerleştirir (ravi şek etmiştir).Her mümine, ona yardım etmek veya davetine icabet etmek (ravi şek etmiştir) vaciptir". (Ebu Davud, Mehdi 1, (2452)) Ravi: Hz. Hilal İbnu Amr (ra) (Et-Tac, Ali Nâsıf el-Hüseynî, c. 5, s. 617) (Sünen-i  Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 14/410)
Haris aslan demektir.
Numani'nin Gaybeti: "Ey inananların Efendisi, bize senin Hz. Mehdi (as)'ın hakkında haber ver." İnananların Efendisi dedi ki: "... HZ. MEHDİ (AS) HAZIRLIKLI, ETKİ ALANI GENİŞ, MUZAFFER BİR ARSLANDIR... " (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 184)