ahirzaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ahirzaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Aralık 2013 Perşembe

Hz. İsa (a.s.) Ve Hz. Mehdi (a.s.) Bu Yüzyılda Gelecek

Hz. Mehdi (as) döneminde İslam ahlakı özüne dönecek, tüm mezhepler ortadan kalkacaktır

HZ. MEHDİ (AS) DÖNEMİNDE İSLAM DİNİ PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN DÖNEMİNDEKİ ASIL HALİYLE YAŞANACAKTIR

RESULULLAH'IN (S.A.A) HER YAPTIĞINI O DA (HZ. MEHDİ (AS) DA) YAPACAKTIR; RESULULLAH (SAV) CAHİLİYET TEMELLERİNİ YIKTIĞI GİBİ O DA (HZ. MEHDİ (AS) DA) ÖNCEKİ TEMELLERİ YIKACAKTIR. O (HZ. MEHDİ (A.S.))İslam 'ı yeniden baştan alacaktır.(Mikyalu'l Mekarim, c.1, s.57)
Hz. Mehdi (as) zuhur ettiğinde aynı Peygamberimiz (sav)'in yaptığı gibi o dönemin tüm ateist, inkarcı sistemlerini fikren mağlup edecek, bu sistemlerin tüm fikri alt yapılarının, öğretilerinin, felsefelerinin, batıl uygulamalarının ve inançlarının geçersizliğini insanlara gösterecektir. Ardından da İslam ahlakının Peygamberimiz (sav)'in dönemindeki gibi özüne tam uygun şekilde -tüm bidatlerden, gerçek dışı uygulamalardan arınmış haliyle- yaşanmasına vesile olacaktır.

HZ. MEHDİ (AS), GERÇEK İSLAM AHLAKINI ORTAYA ÇIKARACAKTIR

Hadislerde bildirildiğine göre Hz. Mehdi (as) ortaya çıktığında, İslam dinine sonradan dahil edilmiş tüm batıl inanış ve uygulamaları ortadan kaldıracaktır."... insanlar arasında Peygamberin (sav) sünnet-i seniyyesiyle muamele edecek" rivayetinde bildirildiği gibi, Peygamber Efendimiz (sav)'in yoluna uyacak ve tıpkı onun dönemindeki gibi din ahlakının hak haliyle yaşanmasına vesile olacaktır.
Hz. Peygamber (sav) en başta İslam'ı nasıl ayakta tuttuysa, Hz. Mehdi (as) da en sonunda aynı şekilde İslam'ı ayakta tutacaktır.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 27)
... Dini, Peygamber (sav)'in zamanında olduğu gibi aynen uygulayacak. Yeryüzünde mezhepleri kaldıracak. Halis hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacak.
(Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s.186-187)
Hz. Mehdi (as) hiçbir bidatı bırakmayacak.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 43)
Hz. Mehdi (as) kaldırmadık bidat bırakmayacaktır. Ahir zamanda aynı Peygamber (sav) gibi dinin icablarını yerine getirecektir."
(Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, Kıyamet Alametleri,s. 163)
Bidat: Dinin aslında olmadığı halde, dine dahil edilen batıl adetler.

HZ. MEHDİ (AS) ZUHUR ETTİĞİNDE TÜM TARİKATLAR ONA BİAT EDECEKLERDİR. ÇÜNKÜ MEHDİ (AS) TÜM İSLAM ALEMİNİN MÜRŞİDİDİR

Hz. Mehdi (as) ahir zamanın en büyük mürşidi, velisi, kutbudur. İmam Rabbani Hazretleri'nin de, Abdülkadir Geylani Hazretleri'nin de, tüm ehl-i sünnet alimlerinin, tüm mezhep imamlarının ve tüm tarikatların de mürşididir. Dolayısıyla Mahmut Hoca Efendi Hazretleri'nin de mürşidi Hz. Mehdi (as)'dır. Cübbeli Ahmet bir vaazında Hz. Mehdi (as)'ın gelmesi için Allah'a yalvararak dua ediyor, Hz. Mehdi (as)'ı görmek için Allah'a yalvarıyor.
Demek ki Hz. Mehdi (as) gelince Mahmut Hoca Efendi Hazretleri de, Cübbeli Ahmet de ve tüm diğer tarikatlar ve mensupları da Hz. Mehdi (as)'a tabi olacaklar, onun hilafetini kabul edeceklerdir. Hz. Mehdi (as) zuhur ettiğinde gerçekleşecek olan bu biatı kabul etmeyen, aksini savunan bir cemaat bulunmamaktadır.
Hz. Mehdi (as) ahir zamanın en büyük mürşidi, en büyük velisi ve kutbu olduğundan o zuhur ettiğinde tüm tarikatlar onda toplanacaktır. Bunun bilincinde olan birçok tarikat lideri yüzlerce yıldır devam ettirdikleri; hilafet emanetini bir sonraki şahsa devretme adetini ahir zamana girilmesiyle birlikte bırakmışlardır. Mesela Ali Haydar Efendi de hilafeti Hz. Mehdi (as)'a bırakmıştır. Mahmut Hoca Efendi Hazretleri şu an Ali Haydar Efendi'nin Vekili'dir. Tüm tarikatlar Hz. Mehdi (as)'ın zuhur vakti olan hicri 1400 itibariyle onun zuhurunu ve doğal mürşitliğini beklemeye başlamışlardır.

HZ. MEHDİ (AS) HİÇ KİMSENİN, HİÇ BİR DÜŞÜNCENİN, HİÇ BİR TARİKATIN ETKİSİ ALTINDA OLMAYACAKTIR

... Arkasında İsa bin Meryem'in namaz kılacağı Kaim (Hz. Mehdi (as)) dışında biz Ehl-i Beyt'ten olan hepimizin boynunda zamanın tağutunun (Allah'ın hükmünü tanımayan her varlık, güç, şeytan) biatı olacağını (Hz. Mehdi (as) döneminde dinsizliğin hakim olacağını, hemen herkesin bu sisteme bağlı olacağını) bilmiyor musunuz? Yüce Allah onun velâdetini (zuhurunu) gizleyecek ve şahsını saklayacaktır. BÖYLECE O, ZUHUR ETTİĞİNDE KİMSENİN BİATI ONUN BOYNUNDA OLMAYACAKTIR...(Kemal'üd-Din, c. 1, s. 305)
Hasan bin Münzir'in Zürare'den naklettiğine göre İmam Caferi Sadık aleyhisselam sonunda şöyle buyurdu: "Vallahi sonunda sahibiniz (Hz. Mehdi (as)) mutlaka zuhur edecek ve BOYNUNDA HİÇKİMSENİN BİATI olmayacak. (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s.402)
İbrahim bin Ömer-i Yemâni der ki: İmam Ebu Abdullah aleyhisselam şöyle buyurdu: "Kâim (Hz. Mehdi (as)) kıyam ettiğinde (ortaya çıktığında), BOYNUNDA HİÇ KİMSENİN BİATI OLMADAN ZUHUR EDECEKTİR."(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 218-219)

HZ. MEHDİ (AS) HİÇBİR TARİKATA BAĞLI OLMAYACAK, ZUHUR ETMESİYLE TARİKATLARIN TÜMÜ ONA BİAT EDECEKTİR

Peygamberimiz (sav) hadis-i şerifinde Hz. Mehdi (as)'ın doğumunun gizli olacağını yani kendisinin evde doğacağını bildirmiştir. Ayrıca Hz. Mehdi (as) uzun bir dönem insanların gözünden uzak bir şekilde evinde yaşayacak, insanların arasına çıkmayacaktır. Hz. Mehdi (as) hiçbir tarikata mensup olmayacak yani zuhur ettiğinde ne Nakşibendi, ne Kadiri ne de başka bir tarikatle bağlantısı olmayacaktır. Aksine tarikatlerin tamamı ona bağlanacak ve Hz. Mehdi (as) bütün tarikatlerin üstünde olacaktır. Ayrıca Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (as)'ın uzun ömürlü olacağını ve kendisi daha yaşlı olmasına rağmen Allah'ın onu 40 yaşından daha genç görünümlü olarak zuhur ettireceğini de bildirmiştir.
Ebu Said'den: Hasan b. Ali aleyhi's-selâm ... şöyle buyurdu: "... YÜCE ALLAH ONUN VELADETİNİ (DOĞUMUNU) GİZLEYECEK VE ŞAHSINI SAKLAYACAKTIR. BÖYLECE O, ZUHUR ETTİĞİNDE KİMSENİN BİATI ONUN BOYNUNDA OLMAYACAKTIR... ONUN GAYBETİNDE ALLAH ONUN ÖMRÜNÜ UZATACAK, SONRA KENDİ KUDRETİ İLE ONU KIRK YAŞINDAN DAHA GENÇ GÖRÜNÜMLÜ OLARAK AŞİKÂR EDECEKTİR ve bu, Allah'ın her şeye kadir olduğunun bilinmesi içindir." (Kemal-ud Din, c. 1, s. 315)

HZ. MEHDİ (AS) İNSANLARIN AHLAKININ MÜKEMMEL HALE GELMESİNE, İNSANLARIN SAMİMİ OLMALARINA VESİLE OLACAKTIR

İmam Mehdi (as)'ın lütfu ile insanların idrakı mükemmelleştirilecek ve ahlakları bütünlüğe erişecektir. (Bihar-ül Envar, Cilt 52, s. 328 & 336)
(Hz. Mehdi (as)  döneminde) Kalpler ihtiyaçsızlık ve kendine yeterlilikle dolacaktır. (Bihar-ül Envar, Cilt 52, s. 337; İküd'dürer, Sayfa 169; Musnad)
(Hz. Mehdi (as)  döneminde) Fiyaka ve gösteriş sona erecek ve güvenilirlik mutat hale gelecektir. (İküd'dürer, s. 159)
(Hz. Mehdi (as) döneminde) Yaşlılar gençlere karşı yardımsever ve şefkatli iken gençler yaşlılara karşı saygılı olacaktır. (Bihar-ül Envar, Cilt 52, s. 385)
(Hz. Mehdi (as) döneminde) Yalan ve iftira ortadan kalkacaktır. (Misbaah al-Zaaer, s. 217-219)
(Hz. Mehdi (as) döneminde) gerçek dostuk olacaktır ve bu öyle bir boyutta olacaktır ki inananlardan biri diğerinin servetini onun iznini almaksızın alacak ve diğeri bunu umursamayacaktır. (Bihar-ül Envar, Cilt 52, s. 372)

HZ. MEHDİ (AS), İNKARCI CEREYANLARI VE BİDATLERİ İSLAM DİNİNDEN UZAKLAŞTIRACAK, İNSANLARI ALLAH'A İMANA DAVET EDECEKTİR

Resulullah (s.a.v) şöyle buyuruyor: "HER ZAMANDA ÜMMETİM İÇİN EHL-İ BEYT'İMDEN BİR ADİL VARDIR. ONLAR, SAPITANLARIN TAHRİFLERİNİ, BATIL EHLİNİN BATILINI, CAHİLLERİN YORUMUNU BU DİNDEN UZAKLAŞTIRIRLAR, duyun ki doğrusu sizin imamlarınız sizi Allah'a götüren elçilerdir, öyleyse iyi bakın ki sizin elçileriniz kimlerdir."

(Savaik'ul Muhrika, İbn-i Hacer, s. 148, Muhammediyye mat. Ve s. 90, Meymeniye mat. Mısır. / Yenabi'ul Mevedde, Kunduzi Hanefi, s. 226, 326, 327, Haydariye mat. S. 191, 271, 273 ve 297, İstanbul. / Zehair'ül Ukba, Muhibbiddin Taberi Şafii, s.17.)
Peygamberimiz (sav) hadis-i şerifinde her asırda seyyidler arasından adaletle hükmeden bir kişi bulunacağını bildirmiştir. Bu kişiler kendi asırlarında hakim olan batıl cereyan ne ise onunla fikri mücadele içinde olacaklar ve insanları din ahlakını yaşamaya davet edeceklerdir. O dönemde toplumlar üzerinde etkili olan batıl din (materyalizm, ateizm, putperestlik, Darwinizm) hangisi ise onunla veya hepsi birarada ise hepsi ile fikri mücadele yapacaklardır. Hicri 1400'de bu fikri mücadeleyi yapacak ve insanları hak yola davet edecek seyyid, Hz. Mehdi (as) olacaktır. Hz. Mehdi (as) hem Darwinizm ve materyalizm putunu fikren yerle bir edecek hem de bazı yobaz kişilerin dine dahil ettikleri her türlü batıl izahı dinden uzaklaştırarak, dinin Peygamberimiz (sav) dönemindeki gibi yaşanmasını sağlayacaktır. Üstad Said Nursi Hazretleri Hz. Mehdi (as)'ın bu fikri mücadelesini şu şekilde açıklamaktadır:
Birincisi: ...Fen ve felsefenin tasallutiyle (tesiriyle) ve MADİYYUN (MADDECİLİK) VE TABİYYUN (TABİATÇİLİK İNANCININ) BEŞER İÇİNDE İNTİSAR ETMESİYLE (YAYILMASIYLA) HER ŞEYDEN EVVEL FELSEFEYİ VE MADDİYUN FİKRİNİ (MADDECİ DÜŞÜNCEYİ) TAM SUSTURACAK BİR TARZDA İMANI KURTARMAKTIR."(Emirdağ Lahikası, mektup sf. 337)
Hz. Mehdi (as) birinci vazifesi olarak maddiyun yani materyalizm, tabiyyun yani Darwinizm ile fikri bir mücadele yapacak ve bu iki inkarcı akımı tam olarak fikren geçersiz hale getirerek, insanların Allah'a kesin olarak iman etmesine vesile olacaktır.

HZ. MEHDİ (AS) İSLAM DİNİNDEKİ BİDATLERİ TEMİZLEYECEK, İNSANLARI KURAN'A VE PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN SÜNNET-İ SENİYYESİNE YÖNLENDİRECEKTİR

İNSANLAR KURAN'I KENDİ NEFİSLERİNE GÖRE YORUMLADIKLARI ZAMAN HZ. MEHDİ (A.S.) ONLARIN DÜŞÜNCELERİNİ KURAN'A DOĞRU YÖNLENDİRİP ONU KURAN'IN GERÇEKLERİNİN HİZMETİNE SUNACAK.SONRA SİZE KİTAB VE SÜNNETİN NASIL UNUTULDUĞUNU GÖSTERECEK VE ONUN CANLI ANLAMLARINI İHYA EDECEK. 
(Nehcü'l Belağa, hutbe 134)
Hz. Mehdi (as)'ın zuhur ettiği ahir zamanda bazı insanlar Kuran'ı kendi nefislerine, kendi çıkarlarına göre yorumlayacaklar, insanları da bu yorumlara çekmeye çalışacaklardır. Hz. Mehdi (as) ise insanlara Kuran ayetlerinin gerçek anlamlarını açıklayacaktır. İnsanların Kuran ayetlerinden, Peygamberimiz (s.a.v)'in sünnetinden manen çok uzaklaştıkları bu dönemde onlara ayetlerin gerçek anlamlarını açıklayacaktır.

HZ. MEHDİ (AS) PEYGAMBER EFENDİMİZ (SAV)'İN SÜNNETİNE UYACAK, İSLAM DİNİNE SONRADAN EKLENMİŞ OLAN HURAFELERİ TEMİZLEYİP, DİNİMİZİ PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN DÖNEMİNDE YAŞANAN ASIL HALİNE DÖNDÜRECEKTİR

Abdullah bin Atâ der ki: İmam Ebu Cafer-i Bakır aleyhisselam'a şöyle arzettim: "BİZE KAİM ALEYHİSSELAM'DAN (HZ. MEHDİ (AS)'DAN) HABER VER..." BUYURDU Kİ: "RESULULLAH'IN (SAV) YOLUNU İZLEYECEK; ÖNCEKİ ŞEYLERİ İPTAL EDİP YENİ ŞEYLERLE GELECEK."(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 216)

HZ. MEHDİ (AS), İNSANLARIN HER KONUDA KURAN AHLAKINA GÖRE DÜŞÜNÜP HAREKET ETMELERİNİ SAĞLAYACAKTIR; YANİ ONLARI: EN DOĞRU, İSABETLİ, MAKUL, MANTIKLI, TUTARLI VE AKILLI ŞEKİLDE DAVRANMAYA TEŞVİK EDECEKTİR

İmam Muhammed Bakır (as) da buyurmuştur ki: "Kaimimiz (HZ. MEHDİ (AS)) KIYAM EDİNCE KULLARIN BAŞINA ELİNİ SÜRECEK VE ONLARIN DAĞINIK FİKİRLERİNİ BİR YERE TOPLAYACAKTIR. ONLARI BİR HEDEFE DOĞRU YÖNELTECEK ve onlarda beğenilmiş ahlakı kemal haddine (mükemmelik seviyesine) ulaştıracaktır. (Bihur-ul Envar, c. 52, s. 336)
Hz. İmam Bâkır (as) şöyle buyuruyor: "Kâim'imiz (Hz. Mehdi (as)) kıyam edince ALLAH KULLARININ BAŞINA MERHAMET ELİNİ SÜRECEK, DİKKATLERİNİ TOPLAYACAK VE AKILLARINI KAMİL KILACAKTIR." (Bihar-ul Envar, c. 52, s. 328)

1 Aralık 2013 Pazar

Hz. İsa (a.s.) Ve Hz. Mehdi (a.s.) Bu Yüzyılda Gelecek

Hz. Mehdi (as) dönemindeki sözde din adamları

AHİR ZAMANDA DİNE HİZMETTEN ÜCRET TALEP EDEN SAHTE DİN ALİMLERİ OLACAKTIR

İnsanlara öyle bir zaman gelecek ki, avam halk Kur'ân okuyacak, ibadete kendini verecek (fakat) bid'at ehlinin işleri ile meşgul olacaklar; hissetmedikleri yerden şirke sapacaklar. SÖZ VE İLİMLERİ VASITASIYLA RIZIK ELDE EDECEKLER, DİNİ ALET EDEREK DÜNYALIK EDİNECEKLER. İŞTE BİR GÖZÜ KÖR DECCALİN AVANESİ BUNLARDIR.(Râmûz-ul Ehâdîs, Hadîs No: 6255)
Peygamberimiz (sav) bu hadis-i şerifinde ahir zamanda bir takım insanların dine hurafe ve bidat sokan bazı kişilere uyacaklarından bahsedilmektedir. Bu dönemde bazı sahtekar hocalar çıkıp İslam dinini insanlara öyle yanlış tebliğ edecekler ki birçok kişi bu anlatılanları dinde var zannedeceklerdir. Bu nedenle de şirke saptıklarını, din ahlakının aslından uzaklaştıklarını hissetmeyeceklerdir.
Bu sahte hocaların bir özelliği de dini alet ederek kazanç sağlayacak olmalarıdır. Yani bir Müslüman olarak dine hizmetten hiçbir ücret talep etmemeleri gerekirken (En'am Suresi, 90), bu ahlaka uygun davranmayacaklardır. Peygamberimiz (sav), bu zihniyet içinde olan kişilerin ahir zamanda din ahlakına karşı olan deccaliyet sisteminin hizmetinde olacaklarını da haber vermiştir. Bilindiği gibi Peygamberimiz (sav) diğer bir hadisinde de ahir zamanda bazı sözde alimlerin deccaliyetin emrine gireceğini bildirmiştir:
ÜMMETİMDEN BAŞI SARIKLI YETMİŞ BİN ALİM KİŞİ, DECCALE TABİ OLACAKLAR.(İmam Ahmed Bin Hanbel, Müsned, sf. 796)
Bu hadisler Hz. Mehdi (a.s.)'ın zuhur edeceği dönem olan Hicri 1400'lerde, gizliden gizliye Müslümanların şevkini kırmaya çalışarak, dinde olmayan hurafe ve bidatleri dindenmiş gibi göstererek ve fitne çıkararak deccaliyet sistemini destekleyen, Kuran ahlakından uzak, dini kendi çıkarları için kullanma amacı taşıyan, İslam ahlakının hakim olmasını istemeyen kötü niyetli sözde din adamlarının varlığını açık bir şekilde haber vermektedir.

HZ. MEHDİ (AS) ZAMANINDA SAÇI TIRAŞLI BAZI SAHTE ALİMLER ORTAYA ÇIKACAK, DİN HAKKINDAKİ AÇIKLAMALARIYLA İSLAM AHLAKINDAN SAPACAKLARDIR

Hz. Ali (ra)'dan:
Ahir zamanda öyle bir kavim meydana çıkacak ki KURAN OKUYACAKLAR FAKAT BOĞAZLARINDAN AŞAĞIYA GEÇMEYECEK. DİNDEN OKUN YAYDAN ÇIKMASI GİBİ ÇIKACAKLAR. ONLARLA MÜCADELE ETMEK HER BİR MÜSLÜMAN İÇİN BİR HAKTIR. GÖRÜNÜMLERİNDE SAÇLARI TIRAŞLIDIR.(Hadislerle Hz. Ali, İmam Nesai, Ebu Abdurrahman Ahmed Bin Şuayb, sf. 142)
Peygamberimiz (sav) hadislerinde Hz. Mehdi (as) zamanında yani ahir zamanda yaşayacak bazı sözde din alimlerine dikkat çekmiştir. Söz konusu hadislerden biri de Hz. Ali (ra)'dan rivayet edilmiştir. Bu hadis-i şerifte Peygamberimiz (sav), söz konusu kişilerin Arapçayı kaideli ve şeddeli konuşmaları, Kuran'ı tecvidli okumaları ile övünen ancak dinin hükümlerini uygulamaya, Kuran'ın ayetlerini doğru anlayıp yaşamaya geldiğinde bu konuda son derece samimiyetsiz bir yol benimseyen kişiler olduklarını ifade etmiştir. Peygamberimiz (sav) bu kişilerin durumlarını "... Kuran'ı okuyacaklar fakat boğazlarından aşağıya geçmeyecek..." şeklinde ifade etmiştir. Söz konusu sahte din alimleri yaptıkları işler ve söyledikleri sözlerle fark etmeden Kuran'ın hak yolundan tamamen çıkacaklardır. Bu kişiler İslam'ın hakimiyetinden bahsedemeyecekler, Müslümanların şevklerini gayretlerini kırma amacında olacaklardır. Samimi Müslümanlara has, Allah'tan ümitvar olan ve teslimiyetli ruhtan uzaklaşacaklar ve olaylara cahiliye insanına ait yüzeysel bir gözle bakacaklardır. Söyledikleri sözler Kuran'la, İslam ahlakıyla çelişecektir. Gerçek Müslümanlar bir taraftan Allah'ı ve dini inkar edenlerle fikri bir mücadele içindeyken bir yandan da din ahlakının hakimiyetini gizlemeye ve Müslümanlar arasında fitne fesat çıkmasına çalışan bu zihniyetteki insanlarla bir mücadele içinde olacaklardır. Peygamberimiz (sav) hadisinde bu kişilerle ilmi bir mücadelede bulunmayı her Müslümanın görevi olarak bildirmiştir. Bir de ahir zamanda bu kişilerin Müslümanlarca tanınması için Peygamberimiz (sav) onların saç şekilleriyle ilgili bir bilgi de vermiştir.

AHİR ZAMANDA KURAN'I ÇOK İYİ BİLEN SAÇI TIRAŞLI BAZI KİMSELER ÇIKACAK, BU KİŞİLER KURAN AHLAKINA KARŞI BÜYÜK BİR MÜCADELE VERECEKLERDİR

"DOĞUDAN BAŞLARI TIRAŞLI KAVİMLER ÇIKACAK; DİLLERİ İLE KUR'ÂN OKUYACAKLAR (FAKAT) BOĞAZLARINDAN AŞAĞI GEÇMEYECEK. ONLAR DİNDEN, YAYDAN OKUN ÇIKTIĞI GİBİ ÇIKACAKLAR."(Râmûz-ul Ehâdîs, Hadîs No: 6294)
Peygamberimiz (sav), ahir zamanda Kuran'ı çok iyi bilen, saçları tıraş edilmiş bazı kişilerin ortaya çıkacağını haber vermiştir. Ancak bu kişiler yaptıkları izahlar ve açıklamalarıyla dini savunuyor görünseler de konuşmaları, yaptıkları açıklamalar, dine ekledikleri bidatler ve çarpık din anlayışları ile adeta yayın oktan çıkması gibi, İslam dininden uzak olacaklardır. Bu anlayışlarıyla Kuran'a ve samimi Müslümanlara karşı mücadele eden bir tavır içerisinde olacaklardır.

TAYLASANLI 70 BİN ALİM HZ. MEHDİ (AS)'A KARŞI DECCALE DESTEK VERECEKLERDİR

1. Resulullah (sav) buyurdu: Deccal Ispahan (isfahan) yahudilerden çıkacaktır. Onunla beraber başlarında sarıklı 70 bin yahudi vardır.(El-kütüb's-sitte ve süruhuha, müsnedu  Ahmed B-Hanbel 3-4,  Tunus: Daru Sahnun, 1992. 22.c (s. 503, 447)
2. 1816. Yine Enes radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "İsfahanYahudilerinden taylasanlı (Başa ve boyna sarılan şal. * Başa sarılan sarığın omuzlar üzerine salıverilen ucu)  yetmiş bin kişi deccâlin ardından gider." (Sahih-i Müslim,  cilt: 8, s. 500)
3. Resulullah (sav): ÜMMETİMDEN BAŞLARI SARIKLI 70 BİN KİŞİ DECCALA TABİİ OLACAKTIR(Ebu Bekir Abdürrazzak b. Hemmam, Abdürrazzak es San'ani, El Musaannef, XI, 393)
Ünlü İslam alimi Süyûtî Hazretleri, yuvarlak taylasan Yahudi kıyafeti olsa bile Resûl-i Ekrem'in de daha farklı tipte taylasan giydiğini ifade etmiştir. Görüşünü ispat etmek için de El-Ehâdîsü'l-hisân fî fazli't-taylasan adlı bir risâle yazmıştır.

HZ. MEHDİ (AS) DÖNEMİNDEKİ BİR KISIM CAHİL MÜSLÜMANLARIN KONUMU

Amr bin sad'dan:
HALKI (ZAHİRDE) BENİM EVLADIMA DAVET ETSELER DE, BENİM EVLADIMDAN UZAK OLURLAR. BU ÖYLE KÖTÜ BİR TOPLULUKTUR Kİ AHLAKLARI YOKTUR. ZORBALARA MUSALLATTIRLAR, CABBARLARA FİTNEYİ ÖĞRETİRLER, HAKİMLERE KAN DÖKTÜRÜRLER. (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 170)

BEDİÜZZAMAN MEHDİLİK KONUSUNU REDDEDENLERİN 'İMANLARI ZAYIF VE ENANİYETLERİ KAVİ' KİMSELER OLDUKLARINI BELİRTMİŞTİR

Kıyamet alâmetlerinden ve âhir zaman vukuatından (olaylarından) ve Bâzı a'malin (amellerin) fazilet ve sevablarından bahseden hâdîs-i şerife güzelce anlaşılmadığından, akıllarına güvenen BİR KISIM EHL-İ İLİM(ilim sahibi), onların bir kısmına zaîf (zayıf) veya mevzu (hadis) demişler.İMANI ZAYIF VE ENANİYETİ KAVİ BİR KISIM da (aklını beğenen, kendini büyük, kusursuz ve üstün gören; ve adeta kendi nefsini putlaştıran kişiler de (Allah'ı tenzih ederiz)), İnkâra kadar gitmişler.(Sözler, s. 355)
Bediüzzaman Said Nursi, enaniyeti güçlü, imanı zayıf, maddeci görüşlere saplanmış bir kısım cahil din alimlerinin, Hz. Mehdi (as)'ın gelmeyeceği konusunda mücadele edeceklerini haber vermiştir. Bediüzzaman "enaniyetleri kavi" sözleriyle bu kişilerin aklını beğenen, kendini büyük, kusursuz ve üstün gören; ve adeta kendi nefsini putlaştıran kimseler olduklarına dikkat çekmiştir (Allah'ı tenzih ederiz). "İmanı zayıf" sözleriyle ise, bu bakış açılarının, söz konusu din alimlerinin Allah inançlarının zayıf olmasından, dine karşı da kuşkulu olmalarından, dini bir meslek ya da itibar vesilesi olarak görmelerinden kaynaklandığını belirtmiştir.
Ancak söz konusu kişilerin Hz. Mehdi (as)'ın gelmeyeceği konusundaki inançları, Hz. Mehdi (as)'ın geliş alametlerinden biridir ve Hz. Mehdi (as)'ın çıkışının çok yaklaştığını gösteren bir gelişmedir.
Peygamberimiz (sav) hadislerinde Hz. Mehdi (as)'ın ortaya çıkışından önce bazı kimselerin "Hz. Mehdi gelmeyecekmiş, Hz. Mehdi yokmuş" gibi sözler sarf etmelerinin ya da Mehdiyet konusunu reddetmelerinin Hz. Mehdi (as)'ın çıkış alametlerinden biri olduğunu bildirmiştir. Bu hadislerden biri şöyledir:
"İnsanların ümitsiz olduğu ve "HİÇ HZ. MEHDİ FALAN YOKMUŞ" dediği bir sırada Allah Hz. Mehdi (as)'ı gönderir..." (Ali Bin Husameddin el-Muttaki, Kitab-ul Burhan fi-Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)

23 Kasım 2013 Cumartesi

Hz. İsa (a.s.) Ve Hz. Mehdi (a.s.) Bu Yüzyılda Gelecek

Hz. Mehdi (as) döneminin münafıkları tarihteki en azılı münafıklar olacaktır

HZ. MEHDİ (AS)'IN CEMAATİ ''TEMİZ VE BEREKETLİ BİR BUĞDAYA'' BENZEYECEKTİR. ARALARINDAN ÇIKAN MÜNAFIKLAR DA, ''BU BUĞDAYA MUSALLAT OLAN ASALAK, İĞRENÇ BUĞDAY KURTLARI'' GİBİ OLACAKLARDIR

Esbağ bin Nebate der ki: Emirülmüminin Ali aleyhisselam şöyle buyurdu: "... Öyle ki sizden sadece gözdeki sürme kadar veya yemekteki tuz kadar kalacaktır. Ve ben size bir örnek vereceğim: Adamın birinin bir miktar buğdayı vardır. Onu temizler ve bir eve koyar, uzun bir süre sonra geri döndüğünde onun kurtlandığını görür, onu tekrar ayıklar ve temizler sonra tekrar evin içine koyar. Uzun bir süre sonra döndüğünde onun tekrar kurtlandığını görür. Tekrar onu ayıklar ve temizler ve hep aynı işi tekrarlar. SONUNDA KURTLARIN HİÇ ZARAR VEREMEDİĞİ ÇOK AZ SAĞLAM BUĞDAY KALIR. İşte siz de böylesiniz. SONUNDA İÇİNİZDE FİTNELERİN ASLA ZARAR VEREMEDİĞİ ÇOK AZ BİR GRUP KALACAKTIR." (Aynı hadisi Ahmet bin Muhammed bin Said de nakleder.)(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 246)
Hadiste Hz. Mehdi (as) cemaatinden çıkan münafıkların, "buğdaya musallat olan iğrenç kurtlar" gibi oldukları haber verilmiştir. Hz. Mehdi (as) cemaati, "buğday gibi, ilerde açıp serpilecek, gelişip büyüyecek, bereket getirecek, gelecek vadeden bir nimete" benzetilmiştir. Münafıkların da, "buğdayı içten tahrip etmeye çalışan, kurt gibi iğrenç ve habis varlıklar oldukları" haber verilmiştir.
Hadiste, sahibinin buğdayı temizleyeceği ama buğdayın yine kurtlanacağı; sahibi her defasında bu işlemi tekrarladıktan sonra, en sonunda buğdayda hiç kurt kalmayacağı anlatılmıştır. Bu bilgilere göre, buğdaydaki iğrenç ve asalak kurtların ayıklanıp buğdayın pislikten temizlenmesi gibi; Hz. Mehdi (as) cemaati de bir süre sonra münafıklardan temizlenip sonunda tertemiz bir cemaatle vazifesini yapacaktır.

HZ. MEHDİ (AS) MÜNAFIK KARAKTERLİ İNSANLARI SİMALARINDAN TANIYACAKTIR

… Ebu Basir'den:
İmam Caferi Sadık aleyhisselam "'Suçlular çehrelerinden tanınacak' (Muhammed Suresi, 30), ayeti hakkında şöyle buyurdu:ALLAH ONLARI TANIR, LAKİN BU AYET KAİM (HZ. MEHDİ (AS)) HAKKINDA NAZİL OLMUŞTUR. HZ. MEHDİ (AS) ONLARI (MÜNAFIKLARI) ÇEHRELERİNDEN TANIYACAK VE ASHABI İLE BİRLİKTE ONLARI (MANEN) DARMADAĞIN EDECEK."(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 283)

HZ. İSA (AS) VE HZ. MEHDİ (AS)'IN GELİŞİ KONUSUNDA, 'ALLAH VE RESULÜ, BİZE BOŞ BİR ALDANIŞTAN BAŞKA BİR ŞEY VADETMEDİ' DİYENLER OLACAKTIR

HANİ, MÜNAFIK OLANLAR VE KALPLERİNDE HASTALIK BULUNANLAR: "ALLAH VE RESULÜ, BİZE BOŞ BİR ALDANIŞTAN BAŞKA BİR ŞEY VADETMEDİ" DİYORLARDI. (AHZAB SURESİ, 12)
Allah Kuran'da, kalplerinde hastalık olan kimselerin "Allah ve Resulü, bize boş bir aldanıştan başka bir şey vadetmedi" diyeceklerini bildirmiştir. Bu ayet işari manada, Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)'ın gelişinden ümit kesen kimselerin durumuna da işaret etmektedir. Zira bu kimseler, Peygamberimiz (sav)'in     hadisleriyle haber verdiği "Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)'ın gelişini inkar etmekte" ve Peygamberimiz (sav)'in de bu konudaki sözlerinin sözde "asılsız olduğunu" öne sürmektedirler. Günümüzde de, pek çok yerde Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)'ın gelmeyeceği ile ilgili yazılar çıkmakta, daha da önemlisi İslam alimi olarak bilinen kimi kişiler bu yönde fikir beyan etmektedirler.
Oysa ki bu insanların bu şekilde "Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)'ın gelişinin gerçek olmadığına" ve sözde "boş bir vaat" olduğuna inanmaları da Peygamberimiz (sav)'in gerçekleşeceğini vaadettiği olaylardan biridir. Zira Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde, Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as)'ın gelişlerinin yaklaştığını gösteren ahir zaman alametlerinden birinin, "Hz. Mehdi (as) gelmeyecekmiş, Hz. Mehdi (as) yokmuş" sözlerinin yaygınlaşması olduğu bildirilmiştir. Bu konudaki hadislerden bazıları şöyledir:
"İnsanların ümitsiz olduğu ve "HİÇ HZ. MEHDİ (AS) FALAN YOKMUŞ" DEDİĞİ BİR SIRADA ALLAH HZ. MEHDİ (AS)'I GÖNDERİR..."(Ali Bin Husameddin el-Muttaki, Kitab-ul Burhan fi-Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)
"...  HZ. MEHDİ (AS), Resulullah (sav)'in bayrağı ile, insanların başlarına bela üzerine bela yağdığı ve ÇIKIŞINDAN ÜMİT KESİLDİĞİ BİR SIRADA ÇIKAR..." (Ali Bin Husameddin el-Muttaki, Kitab-ul Burhan fi-Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 55)
... ONUN (HZ. MEHDİ (AS)'IN) ZUHURU ÜMİTSİZLİK VE YEİS ESNASINDADIR. (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 274)
HALK TAM ZUHURDAN ÜMİDİNİ KESTİĞİ ANDA O (HZ. MEHDİ (AS)) ZUHUR EDECEKTİR! Onun zamanında yaşayıp ona yardım edenlere ne mutlu! Ona düşmanlık besleyip, ona ve onun emrine karşı çıkanlara ve onun düşmanlarından olanlara eyvahlar olsun! (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 301)

Davud bin Kesir-i Rıkki der ki: "İmam Ebu Abdullah aleyhisselam'a şöyle arzettim: ...Bu emir (yani kıyam) (Hz. Mehdi) çok uzadı öyle ki, kalplerimiz daraldı ve derin hüzünden dolayı ölüyoruz. Buyurdu ki: "BU ZUHUR, DAHA ÜMİTSİZ VE HÜZÜNÜN DAHA ÇOK OLDUĞU BİR ZAMANDA VUKU BULACAKTIR.(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 208)
Ahir zaman alametlerinin birbiri ardınca gerçekleştiği içerisinde bulunduğumuz bu dönem, Hz. İsa (as)'ın ikinci kez yeryüzüne gelişinin ve Hz. Mehdi (as)'ın ortaya çıkışının çok yaklaştığını göstermektedir. Allah'ın izniyle bu iki mubarek şahıs, tam olarak Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde belirtildiği şekilde zuhur edecek ve tüm yeryüzünde İslam ahlakını yerleşik kılacaklardır.

MÜNAFIKLAR HZ. MEHDİ (AS)'DAN ÇEKİNECEKLERDİR

DAHA BİR ÇOK İNSAN KURAN'DAN ÇOK ONUN (HZ. MEHDİ (AS)'IN) KORKUSU NEDENİYLE GÜNAHLARDAN KAÇINACAKTIR...(Al-Futuhatu'l Makkiyah, sf. 6)
Bir kısım insanlar Hz. Mehdi (as)'ın güçlü ferasetinden, basiretinden ve aklından çok çekineceklerdir. Bundan dolayı kendilerini iman ediyor gibi gösterecek ve Müslüman gibi yaşamak zorunda kalacaklardır. Ahlaksızlık yapmaya güç ve cesaret bulamayacaklardır.

MÜNAFIKLARIN FİTNECİ VE KATI KALPLİ OLMASI

... fakat KALPLERİ KURT KALBİ GİBİ KATI olacaktır. (Tirmizi, Zühd, 60)
HİÇBİR ŞEY SENİ ONA BİAT ETMEKTEN (ONUN TALEBESİ OLMAKTAN, ONA TABİ OLMAKTAN) ALIKOYMASIN, SENİ ENGELLEYENLER HER ZAMAN FİTNEYE SIĞINANLARDIR. EĞER KONUŞURLARSA ŞERR KONUŞURLAR, eğer susarlarsa fasit ve fasıktırlar. (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 252)

HZ. MEHDİ (AS) CEMAATİNDEKİ MÜNAFIKLARIN DECCALİN PEŞİNDEN GİDİŞİ

... Sonra MEDİNE ŞEHRİ SAKİNLERİYLE BERABER ÜÇ DEFA SALLANACAK, BUNUN ÜZERİNE (MEDİNE'DE BULUNAN) MÜNAFIK ERKEKLER VE KADINLARDAN HİÇ KİMSE KALMAYIP HEPSİ ONUN YANINA GİDECEKLER ve BÖYLECE DEMİRCİ KÖRÜĞÜNÜN DEMİRİN KİRİNİ, PASINI GİDERİP ATTIĞI GİBİ MEDİNE'DE PİSLİĞİ (YANİ HABİS İNSANLARI) DIŞINA ATACAK VE O GÜNE KURTULUŞ GÜNÜ DENECEKTİR. (Mace Cilt 10, s. 331-335)

MÜNAFIKLARIN GİTMESİNDEN SONRA HZ. MEHDİ (AS)'IN ZUHURU

Süleyman bin Bilâl der ki: İmam Cafer-i Sadık aleyhisselam babasından o da dedesinden nakleder ki Hz. Hüseyn aleyhisselam şöyle buyurdu: Birgün adamın biri Emirülmüminin Ali aleyhisselam'ın yanına gelerek: "Ey Emirülmüminin! Bize Mehdi'nizden bahseder misin? Diye arzedince şöyle buyurdu: "GİTMESİ GEREKENLER GİDİP DE MÜMİNLER AZALDIĞINDA VE FİTNECİLER GİTTİĞİNDE İŞTE ORADA (YANİ UZAK BİR YERDE ZUHUR EDECEKTİR.)"(Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, Sf 250)

HZ. MEHDİ (AS) VE CEMAATİ AYRILANLARDAN ETKİLENMEYECEKTİR

Hz. Muaviye (ra)'dan rivayet edilmiştir: "ÜMMETİMDEN BİR TAİFE HERKES ÜZERİNE HAKİM OLMADIKÇA KIYAMET KOPMAZ. ONLAR KENDİLERİNİ TERK EDENLERE ALDIRMAZLAR VE KENDİLERİNE YARDIM EDENE DE ALDIRMAZLAR.(Ramuz el-hadis, 476 (İbni Mace)
Hz. Cabir (ra)'dan rivayet edilmiştir: "BU İŞ ONDAN AYRILANLARA RAĞMEN MUZAFFER OLARAK DEVAM EDECEKTİR. MUHALİFLERİN VE AYRILANLARIN ONA ZARARI OLMAZ."(Ramuz el-hadis 487)
Sevban (r.a)dan rivayet edilmiştir; Resullullah (sav) buyurdu ki: "ÜMMETİMDEN BİR CEMAAT ALLAH'IN EMRİ TAHAKKUK EDİNCEYE KADAR BATILA GALEBE ÇALAŞARAK HAK ÜZERE DEVAM EDECEK VE ONLARI YARDIMCISIZ BIRAKANLAR ONLARA ZARAR VEREMEYECEKLERDİR."(Sünen-I Tirmizi, 4/91)

HZ. MEHDİ (AS) CEMAATİNİN MÜNAFIKLARDAN TEMİZLENİP ARINMASI

"... ELENECEKSİNİZ, TIPKI ALTININ ELENDİĞİ GİBİ. VE TIPKI ALTIN GİBİ AYIKLANIP SAF OLACAKSINIZ."(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 236)
Abdullah bin Ömer-i Yemâni, bir ricalden nakleder ki imam Muhammed Bâkır aleyhisselam şöyle buyurdu: "GÖZDEKİ SÜRMENİN TEMİZLENDİĞİ GİBİ TEMİZLENECEKSİNİZ EY ÂL-İ MUHAMMED'İN ŞİİLERİ. Ve gözün sahibi sürmeyi gözüne ne zaman sürecegini bilir ama ne zaman sürmeyi sileceğini bilmez. İŞTE AYNI ŞEKİLDE SABAHLEYİN BİZİM ŞERİATIMIZA VE EMRİMİZE UYAN AKŞAMLEYİN ONDAN ÇIKACAKTIR. AKŞAM BİZİM ŞERİATIMIZA VE EMRİMİZE UYAN İSE SABAHLEYİN ONDAN ÇIKACAKTIR. (Gaybet-i numani,  s.241)

HZ. MEHDİ (AS), ATEŞİN EN ALÇAK TABAKASINDA YER ALACAKLARI BİLDİRİLEN MÜNAFIKLAR İLE FİKRİ OLARAK MÜCADELE EDECEKTİR

O (Hz. Mehdi (as)) bir süre onlardan uzaklaşacak, böylece dalalet ehli ayrılacaktır. Öyle ki cahil şöyle diyecek: "Allah'a ulaşmak konusunda al-i Muhammed'e (Peygamberimiz (sav)'in soyundan birine)) ihtiyaç yoktur." (Gaybet-i Numani, s. 161)
Allah insanlık tarihi boyunca her kavme, hak dini, güzel ahlakı, ahiretin varlığını, dünya hayatının geçiciliğini anlatacak peygamberler ve elçiler göndermiştir. Allah bu elçileri vesile ederek insanları hidayete ve hak dine davet etmiştir.
Hz. Mehdi (as) da Peygamberimiz (sav) tarafından Hicri 1400'de geleceği müjdelenmiş olan insanların hidayetine vesile olacak bir elçidir. Allah, Hz. Mehdi (as)'ın eliyle deccaliyet sistemini; Darwinizm, materyalizm, komünizm, faşizm gibi insanlara acı, huzursuzluk ve savaş getiren, tüm dünyayı kana ve gözyaşına boğan bu şeytani sistemleri fikren etkisiz hale getirecektir. Hz. Mehdi (as) döneminde insanlar Allah'a iman edecek, Kuran ahlakını benimseyecek, Peygamberimiz (sav)'in sünnetine uygun yaşayacak, barış, kardeşlik, birlik ve huzur içinde olacaklardır.
Ancak bu ortamın öncesinde Hz. Mehdi (as); bir süre talebeleriyle birlikte gözlerden uzak bir yaşam sürecektir. Bu süreçte, talebeleri arasında kendini Müslüman gibi gösteren ancak gerçekte iman etmeyen münafıklar çıkacak bunlardan bazıları Hz. Mehdi (as)'ın yanından; "Allah'a iman etmek için Peygamber (sav) soyundan bir kişiye ihtiyacımız yok..." türünde misaller vererek ayrılacaklardır. Tarih boyunca Allah'ın peygamberlerinin, elçilerin, müceddidlerin, müçtehidlerin, büyük alimlerin, mürşitlerin inkarcılar tarafından kabullenilmemesi gibi talebeleri arasından çıkan bazı münafıklar da Hz. Mehdi (as)'ı kabullenmek istemeyeceklerdir:
Eğer seni yalanlıyorlarsa, senden öncekiler de yalanlandı... (Fatır Suresi, 25)
Oysa ki, din ahlakından uzaklaşıldığı, kötülüğün, şiddetin, adaletsizliğin ve ahlaksızlığın arttığı zamanlarda Allah; toplumlara hak dini anlatacak, onları haram eylemlerden sakındıracak ve iyiliği emredecek peygamberler, elçiler, müceddidler, mürşitler, hidayet önderleri göndererek insanları din ahlakına davet etmiştir.
Ey Ademoğulları, içinizden size ayetlerimi haber veren elçiler geldiğinde, kim sakınırsa ve (davranışlarını) düzeltirse işte onlar için korku yoktur, onlar mahzun olmayacaklardır. (Araf Suresi, 35)
Ahir zamanda; fitnenin, kötülüğün iyice arttığı, haramların helal, helallerin haram sayıldığı böyle bir dönemde de Allah, Hz. Mehdi (as)'ı ahir zamanın en büyük müceddidi (yenileyen, her yüz yıl başında dini hakikatleri devrin ihtiyacına göre ders vermek üzere gönderilen büyük âlim), hakimi, mürşidi ve kutb-u azamı olarak gönderecektir. Üstad Said Nursi Hazretleri, Hz. Mehdi (as)'ın ahir zamanın büyük fesadı zamanında gönderileceğini Mektubat'ında şöyle bildirmiştir:
"Cenab-ı Hak; ... ahir zamanın en büyük fesadı zamanında; elbette en büyük bir müçtehid, hem en büyük bir müceddid (ihtiyaç olduğunda âyet ve hadislerden hüküm çıkaran büyük İslâm alimleri ve önderleri), hem hakim, hem Mehdî, hem mürşid, hem kutb-u a'zam (zamanın en büyük dini lideri) olarak bir zat-ı nuranîyi (nurlu bir şahsı) gönderecek ve o zat da, Ehl-i Beyt-i Nebevîden Hz. Peygamber (sav)'in soyundan) olacaktır." (Mektubat, Yirmi Dokuzuncu Mektup, s. 49)
Hz. Mehdi (as) insanlar arasında Kuran-ı Kerim ve Peygamberimiz (sav)'in sünnetiyle hükmedecektir. Münafıklar ve Allah'ı inkar edenler ne kadar engellemeye çalışsalar da Hz. Mehdi (as) Allah'ın izniyle görevini en güzel şekilde yerine getirecektir.
Hadiste ayrıca "al-i Muhammed" ifadesiyle, Hz. Mehdi (as)'ın Peygamberimiz (sav)'in soyundan olduğuna da bir keze daha dikkat çekilmiştir.

PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN RİVAYETLERİNDEN HZ. MEHDİ (AS) DÖNEMİNDEKİ MÜNAFIKLARIN KARAKTERİ

DAHA BİR ÇOK İNSAN KURAN'DAN ÇOK ONUN (HZ. MEHDİ (AS)'IN) KORKUSU NEDENİYLE GÜNAHLARDAN KAÇINACAKTIR... (Al-Futuhatu'l Makkiyah, s. 6)
Esbağ bin Nebate der ki: Emirülmüminin Ali aleyhisselam şöyle buyurdu: "... Öyle ki sizden sadece gözdeki sürme kadar veya yemekteki tuz kadar kalacaktır. Ve ben size bir örnek vereceğim: Adamın birinin bir miktar buğdayı vardır. Onu temizler ve bir eve koyar, uzun bir süre sonra geri döndüğünde onun kurtlandığını görür, onu tekrar ayıklar ve temizler sonra tekrar evin içine koyar. Uzun bir süre sonra döndüğünde onun tekrar kurtlandığını görür. Tekrar onu ayıklar ve temizler ve hep aynı işi tekrarlar. SONUNDA KURTLARIN HİÇ ZARAR VEREMEDİĞİ ÇOK AZ SAĞLAM BUĞDAY KALIR. İşte siz de böylesiniz. Sonunda içinizde fitnelerin asla zarar veremediği çok az bir grup kalacaktır." (Aynı hadisi Ahmet bin Muhammed bin Said de nakleder.) (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 246)
… Ebu Basir'den:
İmam Caferi Sadık aleyhisselam "'Suçlular çehrelerinden tanınacak' (Muhammed Suresi, 30), ayeti hakkında şöyle buyurdu:ALLAH ONLARI TANIR, LAKİN BU AYET KAİM (HZ. MEHDİ (as)) HAKKINDA NAZİL OLMUŞTUR. HZ. MEHDİ (AS) ONLARI (MÜNAFIKLARI)              ÇEHRELERİNDEN TANIYACAK VE ASHABI İLE BİRLİKTE ONLARI (MANEN) DARMADAĞIN EDECEK.(Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani, s. 283)
Ayrılanlar da, muhalifler de ona (Hz. Mehdi (as)'a) zarar veremeyecek. O kendisinden ayrılanlara rağmen muzaffer olarak yoluna devam edecektir. (Ramuz e'l-Ehadis, s. 487) (Taberani'nin Kebir'inden)
Ey insanlar, muhakkak Allah'ü Teala size ZALİMLERİ, MÜNAFIKLARI ve ONLARA UYANLARI menetmiş ve size ümmeti Muhammedin en hayırlısı olan... Hz. Mehdi (as)'ı reis kılmıştır, ona katılınız. (El Kavlu-l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, Ahmed İbn-i Hacer-i Mekki, s. 31)
Nechül Belağa'dan: İnananların Efendisi (sav) dedi ki: "O (Hz. Mehdi (as)) insanlardan saklanırken, İZ SÜRÜCÜLER ARASALAR BİLE ONUN AYAK İZLERİNİ GÖRMEZLER. ... (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık, derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 186)
Ahir zamanda dinsizliğin iki cereyanı kuvvet bulacak:
Birisi: Nifak perdesi altında risalet-i Ahmediyeyi (asm) inkâr edecek, Süfyan namında müthiş bir şahıs, ehl-i nifakın başına geçecek, şeriatı İslâmiyenin tahribine çalışacaktır. Ona karşı, Âl-i Beyt-i Nebevînin silsile-i nuranîsine bağlanan ehl-i velâyet ve ehl-i kemâlin başına geçecek, Âl-i Beytten MUHAMMED MEHDİ isminde bir zât-ı nuranî, o Süfyanın şahs-ı mânevîsi olan CEREYAN-I MÜNAFIKANEYİ ETKİSİZ HALE GETİRİP DAĞITACAKTIR. (ALTINCI İŞARET (Mektubat, s. 56-57))
Kıyamet kopmaz, ümmetimden bir taife herkes üzerinde hakim olmadıkça. ONLAR KENDİLERİNİ TERK EDENLERİN TERK ETMESİNE ALDIRMAZLAR ve kendilerine yardım edene de aldırmazlar. (Ramuz El-Ehadis, 472 -Hanbelin Müsned'i  - Buhari - Müslim)
ÜMMETİMDEN BİR CEMAAT DEVAMLI OLARAK Allah'ın emri üzerine DÜŞMANLA KAHREDERCESİNE MÜCADELE EDECEK, MUHALİFLERİ KENDİLERİNE HİÇBİR ZARAR VEREMEYECEK. Bu (hal kıyamete kadar böyle devam edecek.) (Kıyamet Alametleri, 28)
O (Hz. Mehdi (as)) bir süre onlardan uzaklaşacak, böylece dalalet ehli ayrılacaktır. Öyle ki cahil şöyle diyecek:Allah'a ulaşmak konusunda al-i Muhammed'e (Peygamberimiz (sav)'in soyundan birine)) ihtiyaç yoktur."(Gaybet-i Numani, s. 161)

MÜNAFIKLARLA İLGİLİ KURAN AYETLERİ

PEYGAMBERE İSYANI TEŞVİK ETMELERİ
'Gizli toplantıların fısıldaşmalarından' (kulis) men' edilip sonra men' edildikleri şeye dönenleri; günah, düşmanlık ve Peygamber'e isyanı (aralarında) fısıldaşanları görmüyor musun? Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selamladığı biçimde selamlamıyorlar. Ve kendi kendilerine: "Söylediklerimiz dolayısıyla Allah bize azab etse ya." derler. Onlara cehennem yeter; oraya gireceklerdir. Artık o, ne kötü bir gidiş yeridir. (Mücadele Suresi, 8)
Şüphesiz 'gizli toplantıların fısıldaşmaları' (kulis) iman edenleri üzüntüye düşürmek için ancak şeytan (ürünü olan işler)dandır. Oysa Allah'ın izni olmaksızın o onlara hiçbir şeyle zarar verecek değildir. Şu halde mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etsinler. (Mücadele Suresi, 10)
Andolsun, daha önce onlar fitne aramışlardı. Ve sana karşı birtakım işler çevirmişlerdi. Sonunda onlar, istemedikleri halde hak geldi ve Allah'ın emri ortaya çıkıp-üstünlük sağladı. (Tevbe Suresi, 48)
Onlar, insanlardan gizlerler de Allah'tan gizlemezler. Oysa O, kendileri, sözden (plan olarak) hoşnut olmayacağı şeyi 'geceleri düzenleyip kurarlarken,' onlarla beraberdir. Allah, yaptıklarını kuşatandır. (Nisa Suresi, 108)
"Tamam-kabul" derler. Ama yanından çıktıkları zaman onlardan bir grup karanlıklarda senin söylediğinin tersini kurarlar. Allah karanlıklarda kurduklarını yazıyor. Sen de onlardan yüz çevir ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter. (Nisa Suresi, 81)
MÜNAFIKLARIN HABER TAŞIMASI, KÖTÜLÜK VE ZARARDAN BAŞKA BİRŞEY VERMEMELERİ
Sizinle birlikte çıksalardı, size 'kötülük ve zarardan' başka bir şey ilave etmez ve aranıza mutlaka fitne sokmak üzere içinizde çaba yürütürlerdi. İçinizde onlara 'haber taşıyanlar' vardır. Allah, zulmedenleri bilir. (Tevbe Suresi 47)
İnsanlardan öyleleri vardır ki: "Biz Allah'a ve ahiret gününe iman ettik" derler; oysa inanmış değillerdir. (Sözde) Allah'ı  ve iman edenleri aldatırlar. Oysa onlar, yalnızca kendilerini aldatıyorlarlar ve şuurunda değiller. Kalplerinde hastalık vardır. Allah da hastalıklarını arttırmıştır. Yalan söylemekte olduklarından dolayı, onlar için acı bir azab vardır. (Bakara Suresi, 8-10)
Münafık erkekler ve münafık kadınlar, bazısı bazısındandır; kötülüğü emrederler, iyilikten alıkoyarlar, ellerini sımsıkı tutarlar... (Tevbe Suresi, 67)
MÜNAFIKLARIN ALLAH'IN ELÇİSİ VE MÜMİNLERİ TAKDİR EDEMEMELERİ
Oysa izzet (güç, onur ve üstünlük) Allah'ın, O'nun Resûlü'nün ve mü'minlerindir. Ancak münafıklar bilmiyorlar." (Münafıkun Suresi, 8)
GERİDE KALMAYI SEÇMELERİ
Allah'ın elçisine muhalif olarak (savaştan) geri kalanlar oturup-kalmalarına sevindiler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla mücadele etmeyi çirkin görerek: "Bu sıcakta (savaşa) çıkmayın" dediler. De ki: "Cehennem ateşinin sıcaklığı daha şiddetlidir." Bir kavrayıp-anlasalardı. (Tevbe Suresi, 81)
ÖDLERİ KOPAN BİR TOPLULUK OLMALARI
Gerçekten sizden olduklarına dair Allah adına yemin ederler. Oysa onlar sizden değildirler. Ancak onlar ödleri kopan bir topluluktur. Eğer onlar bir sığınak ya da (kalacak) mağaralar veya girebilecekleri bir yer bulsalardı hızla oraya yönelip koşarlardı. (Tevbe Suresi, 56-57)
Sanki onlar, ürkmüş yaban eşekleri gibidirler; Arslandan korkup-kaçmışlar. (Müddessir Suresi, 50, 51)
MÜMİNLERE KARŞI KİNLİ VE ÖFKELİ OLMALARI
Sizler, işte böylesiniz; onları seversiniz, oysa onlar sizi sevmezler. Siz Kitabın tümüne inanırsınız, onlar sizinle karşılaştıklarında "inandık" derler, kendi başlarına kaldıklarında ise, size olan kin ve öfkelerinden dolayı parmak uçlarını ısırırlar. De ki: "Kin ve öfkenizle ölün." Şüphesiz Allah, sinelerin özünde saklı duranı bilendir. (Al-i İmran Suresi, 119)
Yoksa kalplerinde hastalık bulunanlar, Allah'ın kinlerini hiç (ortaya) çıkarmayacağını mı sandılar? (Muhammed Suresi, 29)
... Hayır, onlar 'tartışmacı ve düşman' bir kavimdir. (Zuhruf Suresi, 58)
Yoksa onlar Allah'ın kendi fazlından insanlara verdiklerini mi kıskanıyorlar?.. (Nisa Suresi, 54)
Size bir iyilik dokununca tasalanırlar, size bir kötülük isabet ettiğindeyse buna sevinirler. Eğer siz sabreder ve sakınırsanız, onların 'hileli düzenleri' size hiçbir zarar veremez. Şüphesiz, Allah, yapmakta olduklarını kuşatandır. (Al-i İmran Suresi, 120)
Eğer sizi ele geçirecek olurlarsa, size düşman kesilirler, ellerini ve dillerini kötülükle size uzatırlar. Onlar sizin inkar etmenizi içten arzu etmişlerdir. (Mümtehine Suresi, 2)
MÜMİNLERİN ARASINI AÇMAYA ÇALIŞMALARI
Zarar vermek inkârı (pekiştirmek) mü'minlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah'a ve elçisine karşı savaşanı gözlemek için mescid edinenler ve: "Biz iyilikten başka bir şey istemedik" diye yemin edenler (var ya) Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahidlik etmektedir. (Tevbe Suresi, 107)
Eğer yakın bir yarar ve orta bir sefer olsaydı, onlar mutlaka seni izlerlerdi. Ama zorluk onlara uzak geldi. "Eğer güç yetirseydik muhakkak seninle birlikte  (savaşa) çıkardık." diye sana Allah adına yemin edecekler. Kendi nefislerini helaka sürüklüyorlar. Allah onların gerçekten yalan söylediklerini biliyor. (Tevbe Suresi, 42)
Onlardan kimi gelip seni dinler. Nitekim yanından çıkıp-gittikleri zaman, ilim verilenlere derler ki: "O biraz önce ne söyledi?" İşte onlar; Allah, onların kalplerini mühürlemiştir ve onlar kendi heva (istek ve tutku)larına uymuşlardır. (Muhammed Suresi, 16)

ALLAH'IN VAADİNİN UZAK GELMESİ

İşte orada, iman edenler, sınanmış ve şiddetli bir sarsıntıyla sarsıntıya uğratılmışlardı.
Hani, münafık olanlar ve kalplerinde hastalık bulunanlar: "Allah ve Resulü, bize boş bir aldanıştan başka bir şey vadetmedi" diyorlardı.
Onlardan bir grup da hani şöyle demişti: "Ey Yesrib (Medine) halkı, artık sizin için (burada) kalacak yer yok, şu halde dönün." Onlardan bir topluluk da: "Gerçekten evlerimiz açıktır" diye Peygamberden izin istiyordu; oysa onlar(ın evleri) açık değildi. Onlar yalnızca kaçmak istiyorlardı. (Ahzab Suresi, 11, 12, 13)
MÜNAFIKLAR EN BÜYÜK AZABA UĞRAYACAKLARDIR
Gerçekten münafıklar, ateşin en alçak tabakasındadırlar. Onlara bir yardımcı bulamazsın. (Nisa Suresi, 145)
Münafıklara müjde ver: Onlar için gerçekten acıklı bir azab vardır. (Nisa Suresi, 138)
KESİN SÖZ VERDİKTEN SONRA BOZMALARI
Ki (bunlar) Allah'ın ahdini, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozarlar, Allah'ın kendisiyle birleştirilmesini emrettiği şeyi keserler ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarırlar. Kayba uğrayanlar, işte bunlardır. (Bakara Suresi, 27)
Ki (bunlar) Allah'ın ahdini, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozarlar... (Bakara Suresi, 27)
Onlardan çoğunun inkara sapanlarla dostluklar kurduklarını görürsün... (Maide Suresi, 80)
Eğer onlara (şehrin her) yanından girilseydi sonra da kendilerinden fitne (karışıklık çıkarmaları) istenmiş olsaydı, hiç şüphesiz buna yanaşır ve bunda pek az (zaman) dışında (kararsız) kalmazlardı. Oysa andolsun, daha önce'arkalarını dönüp kaçmayacaklarına' dair Allah'a söz vermişlerdi; Allah'a verilen söz (ahid) ise, (ağır bir) sorumluluktur. (Ahzab Suresi, 14-15)

MÜŞRİKLER, MÜNAFIKLAR VE İNKARCILARIN HZ. MEHDİ (AS)'A VE HZ. MEHDİ (AS)'IN YANINDAKİ MÜMİN TOPLULUĞUNA DÜŞMAN OLDUKLARINA DAİR KURAN AYETLERİ

HER KİM ALLAH'A, MELEKLERİNE, ELÇİLERİNE, CİBRİL'E VE MİKAİL'E DÜŞMAN İSE, artık şüphesiz Allah da kafirlerin düşmanıdır." (Bakara Suresi, 98)
İnsanlardan öylesi vardır ki, dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider ve kalbindekine rağmen Allah'ı şahid getirir; OYSA O AZILI BİR DÜŞMANDIR(Bakara Suresi, 204)
Ey iman edenler, sizden olmayanları sırdaş edinmeyin. Onlar SİZE KÖTÜLÜK VE ZARAR VERMEYE ÇALIŞIYOR, SİZE ZORLU BİR SIKINTI VERECEK ŞEYDEN HOŞLANIRLAR. BUĞZ (VE DÜŞMANLIKLARI) AĞIZLARINDAN DIŞA VURMUŞTUR, sinelerinin gizli tuttukları ise, daha büyüktür. Size ayetlerimizi açıkladık; belki akıl erdirirsiniz. (Al-i İmran Suresi, 118)
ALLAH, SİZİN DÜŞMANLARINIZI DAHA İYİ BİLENDİR; bir veli (en güvenilir bir dost) olarak Allah yeter, bir yardımcı olarak da Allah yeter. (Nisa Suresi, 45)
Yeryüzünde adım attığınızda (yolculuğa ya da savaşa çıktığınızda), KAFİRLERİN SİZE BİR KÖTÜLÜK YAPMALARINDAN KORKARSANIZ, namazı kısaltmanızda sizin için bir sakınca yoktur. ŞÜPHESİZ KAFİRLER, SİZİN APAÇIK DÜŞMANLARINIZDIR. (Nisa Suresi, 101)
Size geldiklerinde: "İnandık" derler. Oysa onlar inkarla girmişlerdir ve yine onunla çıkmışlardır. Allah, gizli tutmakta olduklarını daha iyi bilir. ONLARDAN ÇOĞUNUN GÜNAHTA, DÜŞMANLIKTA ve haram yiyicilikte ÇABALARINA HIZ KATTIKLARINI GÖRÜRSÜN. Yapmakta oldukları ne kötüdür. (Maide Suresi, 61-62)
Andolsun, İNSANLAR İÇİNDE, MÜ'MİNLERE EN ŞİDDETLİ DÜŞMAN OLARAK YAHUDİLERİ VE MÜŞRİKLERİ BULURSUN. ... (Maide Suresi, 82)
BÖYLECE HER PEYGAMBERE, İNSAN VE CİN ŞEYTANLARINDAN BİR DÜŞMAN KILDIK ... (En'am Suresi, 112)
Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve besili atlar hazırlayın. Bununla, ALLAH'IN DÜŞMANI VE SİZİN DÜŞMANINIZI VE BUNLARIN DIŞINDA SİZİN BİLMEYİP ALLAH'IN BİLDİĞİ DİĞER (DÜŞMANLARI) KORKUTUP-CAYDIRASINIZ. Allah yolunda her ne infak ederseniz, size 'eksiksiz olarak ödenir' ve siz haksızlığa uğratılmazsınız. (Enfal Suresi, 60)
Biz, İsrailoğullarını denizden geçirdik; FİRAVUN VE ASKERLERİ AZGINLIKLA VE DÜŞMANLIKLA PEŞLERİNE DÜŞTÜ... (Yunus Suresi, 90)
Sonra (Allah) kıyamet günü onları aşağılık kılacak ve diyecek ki: "HAKLARINDA (MÜ'MİNLERE KARŞI) DÜŞMAN KESİLDİĞİNİZ ORTAKLARIM HANİ NEREDE?" ..." (Nahl Suresi, 27)
İşte böyle; Biz, HER PEYGAMBERE SUÇLU-GÜNAHKARLARDAN BİR DÜŞMAN KILDIK. Yol gösterici ve yardımcı olarak Rabbin yeter. (Furkan Suresi, 31)
Dediler ki: "Bizim ilahlarımız mı daha hayırlı, yoksa o mu?" Onu yalnızca bir tartışma-konusu olsun diye (örnek) verdiler. Hayır, ONLAR 'TARTIŞMACI VE DÜŞMAN' BİR KAVİMDİR(Zuhruf Suresi, 58)
'Gizli toplantıların fısıldaşmalarından' (kulis)  men' edilip sonra men' edildikleri şeye dönenleri; GÜNAH, DÜŞMANLIK VE PEYGAMBER'E İSYANI (ARALARINDA) FISILDAŞANLARI GÖRMÜYOR MUSUN? Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selamladığı biçimde selamlıyorlar. Ve kendi kendilerine: "Söylediklerimiz dolayısıyla Allah bize azab etse ya." derler. Onlara cehennem yeter; oraya gireceklerdir. Artık o, ne kötü bir gidiş yeridir. (Mücadele Suresi, 8)
EY İMAN EDENLER, BENİM DE DÜŞMANIM, SİZİN DE DÜŞMANINIZ OLANLARI veliler edinmeyin. Siz onlara karşı sevgi yöneltiyorsunuz; oysa onlar haktan size geleni inkar etmişler, Rabbiniz olan Allah'a inanmanızdan dolayı elçiyi de, sizi de (yurtlarınızdan) sürüp-çıkarmışlardır. ... (Mümtehine Suresi, 1)
Sen onları gördüğün zaman cüsseli yapıları beğenini kazanmaktadır. Konuştukları zaman da onları dinlersin. (Oysa) Sanki onlar (sütun gibi) dayandırılmış ahşap-kütük gibidirler. (Bu dayanıksızlıklarından dolayı da) Her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. ONLAR DÜŞMANDIRLAR, BU YÜZDEN ONLARDAN KAÇINIP-SAKININ. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar. (Münafikun Suresi, 4)
Ey iman edenler, gerçek şu ki, SİZİN EŞLERİNİZDEN VE ÇOCUKLARINIZDAN BİR KISMI SİZLER İÇİN (BİRER) DÜŞMANDIRLAR. Şu halde onlardan sakının. Yine de affeder, hoş görür (kusurlarını yüzlerine vurmaz) ve bağışlarsanız, artık elbette Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. (Tegabün Suresi, 14)
İnsanlardan öylesi vardır ki, dünya hayatına ilişkin sözleri senin hoşuna gider ve kalbindekine rağmen Allah'ı şahid getirir; OYSA O AZILI BİR DÜŞMANDIR. (Bakara Suresi, 204)
Ey Peygamber, KAFİRLERLE VE MÜNAFIKLARLA cehd et (çaba harca) ve onlara karşı sert ve caydırıcı davran. Onların barınma yerleri cehennemdir, ne kötü bir yataktır o!..(Tevbe Suresi, 73)
KAFİRLERE VE MÜNAFIKLARA itaat etme, EZİYETLERİNE ALDIRMA ve Allah'a tevekkül et. Vekil olarak Allah yeter. (Ahzab Suresi, 48)
Andolsun, eğer MÜNAFIKLAR, KALPLERİNDE HASTALIK BULUNANLAR ve ŞEHİRDE KIŞKIRTICILIK YAPAN (YALAN HABER YAYAN)LAR (bu tutumlarına) bir son vermeyecek olurlarsa, gerçekten seni onlara saldırtırız, sonra orada seninle pek az (bir süre) komşu kalabilirler. (Ahzab Suresi, 60)
Şehirde dokuzlu bir çete vardı, YERYÜZÜNDE BOZGUN ÇIKARIYORLAR ve DİRLİK-DÜZENLİK BIRAKMIYORLARDI.Kendi aralarında ALLAH ADINA AND İÇEREK, DEDİLER Kİ: "GECE MUTLAKA ONA VE AİLESİNE BİR BASKIN DÜZENLEYELİM, sonra velisine: Ailesinin yok oluşuna biz şahid olmadık ve gerçekten bizler doğruyu söyleyenleriz, diyelim." ONLAR HİLELİ BİR DÜZEN KURDU. Biz de (onların hilesine karşı) onların farkında olmadığı bir düzen kurduk. ... (Neml Suresi, 48-50)
(Allah,) Gözlerin HAİNLİKLERİNİ ve GÖĞÜSLERİN SAKLADIKLARINI bilir. (Mümin Suresi, 19)
Şüphesiz Allah, (müşriklerin saldırı ve sinsi tuzaklarını) iman edenlerden uzaklaştırmaktadır. Gerçekten Allah, HAİN VE NANKÖR OLAN KİMSEYİ sevmez. (Hac Suresi, 38)
Hani o inkar edenler, SENİ TUTUKLAMAK ya da ÖLDÜRMEK VEYA SÜRGÜN ETMEK amacıyla, tuzak kuruyorlardı. Onlar bu tuzağı tasarlıyorlarken, Allah da bir düzen (bir karşılık) kuruyordu. Allah, düzen kurucuların (tuzaklarına karşılık verenlerin) hayırlısıdır. (Enfal Suresi, 30)
Ona bir DÜZEN (TUZAK) KURMAK İSTEDİLER, fakat Biz onları daha çok hüsrana uğrayanlar kıldık.(Enbiya Suresi, 70)